Edebiyat

Vefa

  • 2 dk okuma süresi
  • -
  • 0
Vefa

Neydi Vefa? Vefa; söylerken dile kısa gelen bu kelimenin boyu hayli bir uzun bence, sence, onlarca… Bir kulun; Adem’in Havva’ya vefası gibi mi yoksa bir deryanın balığa, kuşun atmosfere, gözlerin bakışa? Karşıdan karşıya bakışan iki çift gözün birbirine vefası ne boyutta peki? Bakan mı bakılana vefalı, yoksa bakılan mı kaçırırken gözünü, bakışana mı vefalı? Şuna varır ki bir menzil; vefa bir kişiyle olmaz. Iki kişi oynar bu filmin başrolünde, en az iki kişi. Biri Adem diğeri Havva. Biri ten, diğeri Cân….

Vefa; en kısa kelime; lakin en derin mana. Vefa kağıdı sırılsıklam eden hicran, kalemleri hüzne gark edendi. Vefa bir sevda, bir dost tesellisi, hüzzamlı yüreklere, ılık serpinti. Karasevdalı birinin, kar ve boranın kucağında yüreğiyle ısıttığı bir kardelen mi ? Dikenlerin batmasına aldırmadan, güle kavuşma arzusuyla kanayan bülbül bilir vefayı. Vuslat kokulu uykusuz gecelerde Yâr arzusunun adıdır vefa. Sevda bülbülünün kanı damlayınca karanlık bir geceye, vefa nağme kesilip çınlar seherler boyunca. Yüreği oldukça büyük yaralarla baş etmeye çalışan birinin bilinmeyen adresine gönderilmiş mektupların adıdır vefa. Belki de bir daha açılamayacak olan  kapıların terk etmeyişin sırrına ermektir! Vefa özlem dolu, sıcacık bir kucaklama. Her kaybedilenin arkasından baktığında bulduğun tek eksik, fark etmeden atladığın, yaşamadan anlamadığın, herkese veremediğin, zorlasan da hissedemediğin..  Vefa,  gurbet gecelerinde , omuza dokunan bir dost tesellisi. Hüzün yağmurlarında ıslanırken, güneş olup açmaktır, karanlıkta kalmışa. Şimdilerde Vefasız gülüşler serpildi, yaralara. Vefasızlıkla beraber, karanlıklar düştü payımıza. Şimdi geceler vefaszlıklarla, hüzünle bölünmekte. Ayın on dördü sema, şimdilerin vefasızlarına nazar edip ağlamakta!  Giderken arkada bıraktıklarına son bir kere bakıp da öyle gitmeli insan. Yaşadıklarını, paylaştıklarını gönül heybesine yerleştirmeli. Paylaşılan andır, zamandır, dönüşü olmayandır. Paylaşılan hayattır! Yapayalnız hecelerde kaybolurken, ötesini yabana atmamaktır.

Mesafeler uzun,  adımlar aksak…

Vefanın bahtına vuslat yerine gurbetler düştü, Mutluluk yerine hüzün düştü. ‘Vefa’ şimdilerde silinmekte dimağlardan. Beklentisiz sevmeler maziye karıştı, yapılanlar karşılık bekliyor artık. Yıldızların sızısı her gece biraz daha artıyor semada. …

Etiketler
Merhamet Vefa nur akboz reşhaikalem

Yazar Hakkında

Nur Akboz

Belki de hiç anlatamayacağım öldüğümüzü. Adına 'yaşamak' denen bir serüvenin içinde baharı beklerken bile, Güze sevdalı bir ölümle yürüdüğümüzü..

Yorumlar

  • 0 Yorum
Ziyaretçi olarak yorum yapıyorsun, dilersen Giriş yap