Unutuyoruz Unuttuklarımızı
- Yıldız Güngör
- 27 Eki 2018 - 14:17
- 1 dk okuma süresi
- -
- 0
İnsanoğlu ne kadar da unutkan. İki gün öncesinde neler yaşadığını unutuveriyor. Hoş "Bugün neler yaptın?" sorusunu dahi iki dakikayı aşan bir düşünceden sonra cevaplıyoruz. Çünkü hep aynı döngü içerisinde yaşıyoruz hayatı. Veyahut da kendimizi hayatı yaşarken buluyoruz. Bir bir tekrara sarıyoruz. Hayatımıza yeni bir şeyler katmaktan çekiniyoruz. Hatta yeni insanları bile hayatımıza dahil etmiyoruz. Hep bir şüphe ile yaklaşıyoruz çevremize. Hep bir korku ile... Benliğimizi kaybetmekten korkuyoruz. İnsanları tanımaktan korktuğumuz gibi. Hayatımıza farklı şeyler katmaktan kısacası hayatımızı rayından çıkarmaktan korkuyoruz. Korkular ise unutulmalara dönüşüyor. Deneyip tecrübe etmediğimiz her şeyi, yapmadığımız için unutuyoruz. İnsanları, hayvanları, bitkileri... En çok da sevgileri unutuyor insan. Sevilmekten ziyade sevmeyi unutuyor. Kalbini başka bir kalple tanıştırmayı istemiyor. Hep bir korku hep bir güvensizlik... İnsanoğlu işte, her şeyi unuttuğu gibi bunu da unutuveriyor. Oysa sevgisiz bir kalp hayata tutunamaz ki. Bir tat, bir heyecan... Bir beklentisi olamaz ki hayattan. Sevgisi olmayanın merhameti de az olur. Çünkü o "Şöyle davransam kırılır mı?" diye sormaz ki kendine. Eh, dilinde kemiği olmadığına göre hep kırar hep yıkar. Sonra da unutuverir. Kırıp yıktığı kişiyi... Böyle böyle unutuyor insan. Hüznü, mutluluğu, yaşamı, heyecanı, beklemeyi... Ve gerçek olan şu ki: " Unutuyoruz ve bir gün unuttuklarımızı da unutacağız." Velhasıl biz hiç bir şeyi unutmayalım. Ne vefayı ne beklemeyi ne de tek bir güzel söze hasret kalan kalpleri.
Yorumlar