Fikir Düşünce

Sistemi Taşlamadan Az Evvel

  • 3 dk okuma süresi
  • -
  • 0
Sistemi Taşlamadan Az Evvel

Sistem çarpık, bu sistemle ancak bu kadar, napalım burada bu kadarı oluyor vs vs vs… İnsan artık ruhen de mekanikleştiğini mi kanıksadı da bunları zikredip duruyor. Nedir evladım sistem dediğin? Nelerden müteşekkildir? Bileşenleri nedir? Peki ya insan, insan neresindedir bunca çarpıklığın bozukluğun bunca zombiliğin! Evet zombilik!

Daha bu gün bir hastane dolusu zombi ile beraberdim. Görmeyen, duymayan, sadece belli saatler içinde bir alanda zaman geçiren zombiler, mutantlar, robotlar vardı gözümün gördüğü her yerde. Banko görevlisinden hemşiresine temizlik görevlisine kadar üstelik.

Sistem değil çarpık zihniyetler vardı baktığım her karede. Sistem değil çarpık alışkanlıklar değdi gözümü çevirdiğim her yerden bakışlarıma. İşini ısrar halinde kullanmak için öğren ama bildiğini her zaman belli etme. Mesaini doldur görme duyma işitme. Vazife hassasiyeti sıfır. insani hassasiyete denk gelme ihtimali şansının yaver gidişi ile doğru orantılı. İletişim zaten yok. kabahat nedir? hasta olmak mı? ‘Ama çok kalabalık’,  ‘ama sürekli akan bir insan yığını’,  ‘ama çeşit çeşit insan var ve insanla uğraşmak zor’, vs… Biliyorum. Hem de çok iyi biliyorum.Peki sana diplomanı zorla mı verdiler? Hayır. Seni oraya zorla mı atadılar? Hayır. O görevi alana kadar sabahlara kadar dua etmedin mi? Evet. Orada olabilmek için bin tür yol denedin, bir ihtimal.Ne sanıyordun mübarek. Milli park müfettişliğine atandın sandın da burada mı buldun kendini! Seviyesiz hitaplar. Koyun sürüsü güdüyormuş gibi hareketler seslenmeler. Lavabolar bataklığa dönmüş( Burada çıktığı yerin musluğunu kapamayı dahi düşünemeyecek insanların da payı büyük tabi yok sayamam). Görevliler istemezse sesin yok, görüntün yok, hatta sen bile orada yoksun.  Alenen gözünün önünde gemisini yüzdürür seni hem sağır hem dilsiz hem saf sayar. Çünkü sen yoksun.

Öyle hissettim ki bir insanın kendini içinde bulabileceği en yoğun kalabalıklardan biri hastane ortamı ve yine en yok hissedebileceği bir yer de orası. Numarasın sen, kaşesin , barkodsun, sıra fişisin… bu kadar .

Yazık, bir an bu insanların maaşlı değil de gönüllü çalıştığını düşündüm sonra derhal vazgeçtim Allah muhafaza Allah etmesin!Birilerinin bir şekilde üstünlük kurma egolarını, daha zayıf sinyaller aldıkları üzerinden beselemesine de bir tahammülsüzlük var bu gün takıldıklarım içinde . Ve insanlarda, vazifelerinin maaşa ulaşmada aşılması gereken bir engel , yahut maaşla aralarında duran bir tümsek olmaktan başka bir çağrışımının bulunmamasını da bir çok çarpıklığın baş sebebi görüyorum.

Bahsettiğim mesele içinde insanın insana tahammülsüzlüğü de yatıyor. Bu nedenle tabiri caizse kimse kimsenin gözünün yaşına bakmıyor. Çalışan, hasta ile hasta yakını ile yahut hizmet bekleyen, çalışan ile empati kurabilmekten çok uzak. Zoraki , bir alanda toplanmışlar birbirlerine mecburen tahammül ediyorlar. Aynı şeylerden rolleri değişince şikayetçi oldukları halde üstelik. Ne incitici ne saçma bir döngü. incitmekten öte gerçi, tanımsız bir hal bu.

İnsan insanı zorlar olabilir gerçek hayat rüyalar alemi gibi toz pembe değil, sürekli sempatik de olunamayabilir ( istisnalar tartışılır ) Ancak senin orada bulunmak için bir sebebin var, bir vazifen var, seninle iletişim kurmaya çalışan insanlar var. Asgari, insani iletişim ölçüleri de belli. Bunun dışına çıkmaya, işini ‘olduğu kadar’, ‘sıra bitsin de’, ‘şu kuyruk dağılsın da ‘ ile geçiştirmeye hakkının olduğunu kim iddia edebilir.

‘Ben kimseye özel muamele yapmam buranın bir düzeni var’ derken salla o parmağını mesela, çirkinliğini ‘sen benim kim olduğumu biliyor musun bakkim’ diyerek gemisini yüzdürmeyi adet edinmiş olana sakla mesela, kulaklarını o hastanede kendi yakınından başka hasta yokmuş sanana tıka mesela, zaten takati kalmamış üç gün bekle desen bekleyecek insanla uğraşmanın sistemle onla bunla ne alakası olabilir. Bu durumda vicdan dururken bozulmuş başka şey aramaya gerek mi var?

Özetle mesele sistem değil bilinç; vazife bilinci, hakkaniyet bilinci, insaniyet bilinci… Mesele vicdanını mesai içinde de kullanabiliyor olmak .İnsanlardan oluşuyor sistem denilen şeyin her zerresi. İnsanı değil de evvela ve her daim sistemi suçlamak, işin ucu olur da bana da dokunur o topa hiç girmeyim demektir bir nevi.

Bu bir genelleme değildir. Biliyorum aksi de var bu tablonun ama doğrunun olması eğriyi yok saydırmıyor maalesef çürük illaki kendisini belli ediyor. Bu bir deneyimdir. Bir günlük bir deneyim. Hepsi bu.

Etiketler
İletişimsizlik İnsaniyet Bilinci Vicdan Hakkniyet Vazife Bilinci

Yazar Hakkında

Esra Çakan

Laf söyleyen balkabağı

Yorumlar

  • 0 Yorum
Ziyaretçi olarak yorum yapıyorsun, dilersen Giriş yap