Güncel Öykü

Pandemik Vakitler

  • 3 dk okuma süresi
  • -
  • 0
Pandemik Vakitler

Hayata bir süreliğine ara verilmişti, uzun bir reklam arası gibiydi her şey…

Aylardır dışarı çıkmamıştı. Her gün evinin camından dışarıyı izlemek tek hobisiydi. Arada sırada sokağa ya da havanın durumuna baktığı o cam, bir anda tüm dünyası olmuştu. Yasak başlayana kadar bir telaş alışveriş yapanları, maskeye bir türlü alışamayanları, kapısında ambulans bekleyen evleri, beyaz perdede izler gibi izliyordu hayatı o camdan. Bazen de sosyal medya üzerinden evde ekmek yapma yarışına girenlere hem şaşırıyor hem de gülüyordu. Kendisi hiç denememişti oysa. Sonra her akşam aynı saatte, sağlık bakanının verdiği rakamları dikkatle takip ediyordu. Normalde kötü haber veren insanlara karşı gizliden, hafif bir rahatsızlık hissedilir ama bu adamda bir naiflik, bir zariflik vardı. Gözlerinin arkasına kadar saklamaya çalıştığı büyük bir hüzünle, ölümün haberini de vermenin adabını öğretiyordu dünyaya. Belki de insanlar, sırf bu nezaketi izlemek için kitleniyordu ekrana; kim bilir?!

Adına ‘pandemi’ denen bu dönemden önceki yaşamını şöyle bir gözden geçirdi. Yaşamıyormuş da koşuyormuş sanki. Her şeyin bir vakti vardı ve her şey dakikalara ayarlıydı. Haftanın başı, ortası ve sonu hep bir şeyler için rezerve edilmişti. Zaman ve yaşam alışılmış bir devinimle rotasında hızla ilerliyordu. Ve bir gün, o tıkır tıkır ve süratle çalışan zembereğin yayı koptu. Hiç beklemediğimiz bir anda hiç beklemediğimiz bir sebeple, o gün bulunduğumuz yerde son kez bulunduğumuz aklımıza bile gelmedi. Ve o gün, en son sarıldığımız kişi ‘en son sarıldığımız’ olarak kaldı. Tüm bunların arasında düşünmeye bile fırsat bulamadığı bir şeyi daha fark etti; şükretmiyormuş mesela yeterince. Öyle her gün ağız alışkanlığı ile yapılan, nakarat misali bir şükür değil; şöyle esaslı, bedenindeki tüm hücreleri canlandırırcasına ve Yaratan'ın büyüklüğüne yetişemese de layık olmaya aday adayı, yeterince değil de gereğince bir şükür hiç olmamış hayatında. Her gün gözünün önünde duran denizi, kendisini selamlayan güneşi, onu kucaklayan rüzgarı, ayağına serilen yolu, yanaklarını ıslatan yağmuru fark etmiyormuş bile. Kulluğundaki eksikleri gördükçe canı sıkıldı. "Ne büyük nimetmiş bak..." dedi içinden, "...her gün yürüdüğün o yol, gördüğün o deniz, ısıtan o güneş ve ciğerlerine dolan o hava…" En çok da laleleri, erguvanları göremeyecek olması üzüyordu onu… Ihlamurları, iğde çiçeklerini, hanımelini koklayamayacak mıydı yani bu bahar? Ve hiç gidemeyip de hep gitmek istediği denize bakan sokağın köşesindeki o kahvede; ince belli ile kaç tavşan kanı fırsatı kaçmıştı bu süreçte… Koca bir bahar uçup gitmişti ömründen.

Günler günleri, haftalar haftaları, olmuşken bir de aylar ayları kovaladı. İnsana neredeyse bir asır gibi gelen o kısıtlı yaşamda umutla beklenen haberler yavaş yavaş ekrana düşmeye başlamıştı. Neyseki artık yavaş yavaş normale dönülecekti. Aylar sonra nihayet şu tıkılıp kaldığı apartman dairesinden çıkabilecekti. Adına ‘yeni normal’ denen bu süreçte ‘maskeli’ ve ‘mesafeli’ bir yaşam bekliyordu insanlığı. Önceki yaşamını ve çevresindeki iki yüzlü değil de çok yüzlü insanları düşününce "Fazladan bir maske onları çok etkilemeyecek." dedi muzipçe. Şeytanın vesvese vererek daha fazla kendisine dublaj yapmasına izin vermeden ilk olarak ne yapması gerektiğini düşündü. Adeta tutuklu kaldığı bu apartman dairesinde özlemini çektiği ne varsa bir bir sıraya koyacaktı şimdi.

(Bir ara apartman yaşamı üzerine düşünmesi gerekecekti ancak onu sonraya bıraktı. Hasret kaldığı yeşil ve mavi ile ilgili planları öncelik dahilindeydi şu an)

Başını göğe kaldırdı, temiz havayı ciğerlerine doldurdu. Güneşin göz kapaklarından parmak uçlarına kadar ılık ılık akmasına izin verdi. Rüzgarın saçlarını dağıtmasına aldırmadı bile... Telaşsızca gelip kıyıyı yalayan dalgaların, ayak bileklerinden yakalamasını izledi büyük bir keyifle… Çoğu kez ölmeyi düşündüğü için içerledi kendine…

Etiketler
vakit mesafe pandemi maske zaman Bahar Şükür Deniz Sokak Yol Yağmur apartman gökyüzü Yeşil mavi

Yazar Hakkında

Selcan GÖÇMEN

Okur-Yazar. Yaşamdan kareler yakalar. Temel ilkesi : ye,iç,gez,şükret,infak et,bitti...dir. selcangocmen.blogspot.com

Yorumlar

  • 0 Yorum
Ziyaretçi olarak yorum yapıyorsun, dilersen Giriş yap