Medeniyet

Osmanlı’da Kız İsteme Âdeti ve Fincanların Bu Âdetteki Yerleri…

  • 2 dk okuma süresi
  • -
  • 2
Osmanlı’da Kız İsteme Âdeti ve Fincanların Bu Âdetteki Yerleri…

Bu sefer farklı bir yazı ile karşınızdayım. Bu yazı bana âit değil. Bu yazı Osmanlı’nın zarâfetinden, nezâketinden, nezahetinden, letâfetinden bir katre muhtevâ etmekte. Ramazan ayından önceki pazar, Eskişehir’de, Bekir Develi ve Erem Şentürk ağabeylerin konuk olduğu bir program var idi. O programda Bekir Develi ağabeyin anlattığı şu kıssa hem dikkatimi celb etti, hem hoşluğumu uyandırdı, hem de ecdadıma olan sevgimi, hayranlığımı ziyâdeleştirdi, tâzeledi, yeniledi! Osmanlı’da kahve fincanlarının üzerindeki desenlerin derin anlamları var imiş. Lâkin dinlediğim husûs kız isteme esnâsında kahve fincanının rolü üzerine idi. O yüzden o bahsi yazacağım.

Efendim, bir evde evlenilecek kız ya da kızlar var ise ve baba bunu fark etmiş ise ya da baba fark etmemiş, anne tarafından babaya fark ettirilmiş ise; baba çarşıya, pazara çıkar çeşitli desenlerde, motiflerde (meselâ güllü, lâleli, alacalı, beleceli yani karışık desenli yâhût da arslanlı, kaplanlı, vahşi hayvanlı) kahve fincanları alır imiş. Tâlibler gelir, matlûb yâni tâlib olunan kız kapı arasından dâmâdı, kimseye belli etmeden süzer imiş. “Allah’ın emri, peygamberin kavli ile kızınızı oğlumuza istiyoruz” faslının âkıbinde kahve faslına geçilir imiş ve kız elinde kahve fincanları ile sofaya dâhil olur imiş. Matlûb kızın getirdiği kahvenin fincanında ayrı yönlere bakan kadın ve erkek figürü var ise ‘seninle bir gelecek düşünmüyorum.’ demek imiş. Eğer fincanda tek gül var ise “evlenmeye niyetim yok.”, iki gül yâhud da lâle baş başa vermiş ise veyâhûd da birbirine geçmiş, kenetlenmiş gonca mevcûd ise; “Evet, seninle evlenebiliriz. Sana gönlüm aktı.” demek imiş. Eğer kızın, kendisini istemeye gelen âilenin oğluna karşı net bir kararı yok ise, fincanda alacalı, beleceli yâni karışık desenler seçilir imiş ve bunun anlamı da; “Karışığım, sana karşı kararsızım..” demek imiş. Eğer fincanda arslan, kaplan, şâhin, kartal gibi vahşi hayvan desenleri var ise; “Benim gönlümde yatan bir arslan var ve görücü geldiğini duyarsa seni parçalar! Sen benden vazgeç, kendi gönlünün ceylanını ara.” demek imiş.

Eğer fincanda ceylan ya da herhangi bir evcil hayvan figürü var ise; “sana itaat etmeye (eşin olmaya) hazırım...” demek imiş. Eğer fincanda yüz yüze bakan kadın ve erkek figürlü fincan mevcûd ise; “Gönlüm sende…” demek imiş. Ne vâr ise ecdadımıza, var imiş değil mi? Rabbim cümlemizi hayırlı insanlarla, hayırlı tâlib ve matlûblar ile karşılaştırsın inşâallah.

Etiketler
aile Toplum Ecdad Medeniyet Osmanlı kız isteme kız isteme âdeti toplum aile kahve fincanı

Yazar Hakkında

Tahir Ceyhun Yıldız

1993 yılının soğuk 1 aralık gününde Eskişehir'de doğdum. Liseyi Eskişehir Anadolu İmam-Hatip Lisesi'nde tahsil ettim. Lisans eğitimimi Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü'nde tamamladım. Şiirlerim ve yazılarım Eskişehir'de yerel bir dergi olan Genç Birlik Dergisi'nde, Konya merkezli ve 5 sayı çıkarılabilmiş Sahhaf isimli matbû dergilerde yayınlandı. Yetkinliğe ilk adım olarak Sergâh Dergi'de yazmaya başladım. Daha sonra Halâskâr Dergi, Efendi Dergi, Şiâr Dergi ve Özlenen Rehber Dergisi'nde yazılarım yayınlandı. Türkülerin gücüne, kuvvetine inanıyor; ilhâmı türkülerden alıyorum. Kitaplara her ân ihtiyâç duyuyorum. Eskişehir'de faâliyet gösteren bir haber ajansında, bir yayınevinde ve bireysel olarak editörlük faaliyetlerine devam ediyorum.

Yorumlar

  • 2 Yorum
Ziyaretçi olarak yorum yapıyorsun, dilersen Giriş yap