Osmanlı Devletinde Tanzimat ve Sosyal Tepkiler
- Merve Fırat
- 15 Ağu 2016 - 14:21
- 3 dk okuma süresi
- -
- 0
Tanzimat dönemi Osmanlı Devleti’nin en önemli dönemlerinden biridir.Osmanlı Devleti’nin tanzimat dönemiyle birlikte yeni bir sürece girdiğini rahatlıkla söyleyebiliriz. Peki, kökü nizam kelimesi olan ve düzenleme, iyileştirme anlamlarını taşıyan “Tanzimat” kavramı nedir? Osmanlı Devlet’i bu sürece nasıl ve neden girmiştir? Baş aktörleri kimlerdir? Halkın buna tepkisi ne olmuştur? Yazımızın önceliği bu sorulara cevap vermek olacak.
Tanzimat öncesi süreç ve Tanzimat dönemi Sultan Abdülmecid döneminde başlamıştır. Sultan Abdülmecid tahtın başına geçtiğinde yüzleşmesi gereken ilk büyük mesele “Mısır meselesi” idi ve bununla birlikte Mehmet Ali Paşa sorunu da vardı. Sultan Abdulmecid bu sorunların çözümünde Avrupa desteğini arkasına almak istiyordu ve bunun için 3 Kasım 1839′ da “Tanzimat Fermanı”nı ilan etmişti. Yukarıda da ifade ettiğim üzere Osmanlı Devleti için çok önemli olan bu süreçte, Osmanlı Devleti’ndeki sosyo-ekonomik dengeler değişecekti. Söz konusu bu dönemde, toplumda batı rüzgarları esmeye başlamıştı.
Sultan Abdulmecid dönemindeki bu ilk yenileşme hareketi; “Tanzimat Fermanı” olarak adlandırıldığı gibi “Gülhane Hatt-ı Hümayunu” veya “Tanzimat-ı Hayriye” olarak da adlandırılmaktadır. Ferman 3 Kasım Pazar günü: Padişah, Nazırlar, Ulema, Asker ve sivil toplumun önde gelen simâları ve dahası Rum ve Ermeni Patrikleri, Yahudi Hahamı, Esnaf Teşkilâtı Temsilcileri ve elçilerin huzurunda: Sadrazam Mustafa Reşid Paşa tarafından duyurulmuş; devletin resmi gazetesi olan Takvim-i Vekayi’ de de yayınlanmıştır. Devletin bu fermanı ilan etmesindeki sebep ve amaçlar şöyle:
– Devlet ağır toprak kayıpları yaşıyordu,
– Mısır meselesinde Avrupa desteğini sağlamalıydı,
-Devlet içerisinde yaşanan idârî, malî ve sosyal anlamda yaşanan sıkıntılar mevcuttu ( bu hususta şunu da belirtmek gerekir: Osmanlı Devleti, bu alanda yaşanan sorunlara çözüm bulmuşsa da maalesef kalıcı olamamış, çözümler yetersiz kalmıştı. )Ve
– Tüm sıkıntıların çözümü olmasını dileyerek; Osmanlı Devleti de, halkın bütününe hitap edecek ve herkesin memnun olacağı adı Tanzimat olan bu fermanı ilan etmişti. Amaç: devleti içinde bulunduğu bu sıkıntılardan kurtarmaktı. Hayaller ve onlara taban tabana zıt olan hayatlar misali: Osmanlı Devleti için de mâlesef hayal edilen olmamıştı. Osmanlı: müslim ve gayrimüslim vatandaşları arasında şahsi haklar ve vatandaşlık hukuku açısından eşitlik sağlama amacı ve vaadiyle çıktığı bu yolda gayrimüslimler ile eşit hakka sahip olmaya rıza göstermeyen ve sayıları azımsanmayacak müslimler ile yani dindaşlarıyla karşı karşıya geldi.Zîra bu ferman: Allah’ın onlar için koyduğu hükümlerden, verdiği haklardan daha fazlasını onlara veriyor ve tanıyor; bu yönüyle de İslam ile çelişiyordu. Gayrimüslim halk ise kendilerine verilen can, mal ve ırz-namus emniyeti, müsâderenin yasaklanması ve adil vergi gibi eşit yaşam şartlarının verdiği şımarıklıkla daha bir başlarına buyruk olmuşlardı. Yersiz olan bu tutumları, özellikle Balkan ülkelerinde, isyâna kadar varmıştır. Müslüman kesimin tavır aldığı, azınlıkların ise büyük sevinçle karşıladığı bu yenileşme denemesi: ileride Avrupa’lı Devletlerin, Osmanlı Devleti’nin iç işleri’ne karışmasına sebep dahi teşkil edecekti.
Osmanlı Devleti’nin acı tecrübesi niteliğindeki bu sürecin getirdiği yeniliklerin başlıcaları şöyledir:
-İdari, mali ve özellikle sosyal ve askeri alanda batılılaşma yaşandı.
-Bâbıâli güçlendirilip, yeni meclisler kuruldu.
-1841′ de ilk kağıt para çıkatıldı.
-Demiryolları ilk kez bu dönemde yapılmaya başlandı.
-1846′ da ilk Meclis-i Maarif-i Umumiye kuruldu ( Millî Eğitim Bakanlığı)
-Robert Koleji ve Galatasaray Lisesi bu dönemde açılmıştır.
-Uluslar arası haber akışını sağlamak için yarı resmi yarı özel olan Ceride-i Havadis gazetesi çıkarılmıştır.
-Türkçe, özel gazete olarak da, Tercüman-ı Ahval gazetesi çıkarılmıştır.Edebî alanda kimi yazar batılılaşmayı savunurken kimisi karşı tutum sergileyip, bu yeni uslûbu benimseyenleri eleştirdi.Her alanda olduğu edebiyatta da fikir ayrılıkları mevcuttu.
Diğer alanlardaki yenilikleri de göz önüne alırsak, tüm olumsuz getirilerine rağmen, Osmanlı Devleti açısından bu dönemin: bir takım alanlarda; olumlu işlere, bir takım alanlarda ise; acı tecrübelere sebeb olduğu söylenebilir.
Yorumlar