Osmanlı da Kanunnameye Kadar Kardeş Katli (Ön sözlü)
- Esra İlbay Oral
- 1 Kas 2016 - 10:38
- 5 dk okuma süresi
- -
- 0
ÖNSÖZ
Türkler, gerek anavatanları Orta Asya’da, gerekse diğer coğrafyalarda birçok devlet kurmuştur. Türk devletlerinin yıkılmasındaki, devlet hakimiyetinin hanedanın ortak malı sayılması eski bir Türk siyasi geleneği olup, tesiri çok büyük olmuştur.Hanedanın her üyesi küçük olsun büyük olsun tahta geçme hususunda kendisini eşit hak sahibi olarak görmüştür.Her tarih de olan bu sisteme ülüş sistemi denilir.Eski Türk devletleri bu hanedan kavgasının önüne geçmek için devleti bölmüş ve her şehzadeye bir idare merkezi vermiştir. Ancak bu başarılı bir sistem olmamış devletin kolayca yutulmasına sebebiyet vermiş. Hun, Göktürk, Uygur, Karahanlı, Gürğanlı, Gazneli ve Selçuklu gibi Türk devletleri,hep böyle yıkılmıştır.Nitekim, bu bölünmüş ve parçalanmış hanedanlar birbirleri ile kapışmakta hiç zorlanmamış.Neticede oluk oluk Türk ve Müslüman kanı akmış ve memleket harap olmuştur.Anadolu’da 1188’de II.Kılıç Arslan’ın 11 oğlu arasında paylaştırılan topraklar,şehzadelerin birlik ve bütünlük içerisinde verdikleri mücadeleye rağmen 50 yıl sonunda Moğullar’ın eline geçti ve binlerce Türk’ün ölümü ile sonuçlandı.Düşmanların Türkler’i yok etme reçetesi olarak gördüğü bu sistem üç kelimeden ibaretti.Böl,parçala,yut.Selçuklular da ise veliaht sistemi denenmiş ancak muvaffak olunamamış. Selçuklular’dan sonra Anadolu’ya yerleşen Osmanlılar ise, bu tecrübelerden ders alarak devletin böyle bir felakete sürüklenmesini istememiştir. Büyük bir fedakarlık ile Devlet bekası için kendi soyundan kardeş,evlat ve yeğenlerinden dahi vazgeçmişlerdir.Hanedan üyelerinin kanı akıtılmaz yay kirişleri ile boğdurularak infazları gerçekleştirilirdi.Kutsal sayılan hanedan kanının akması uğursuzluk getireceği düşüncesinde bu yöntem seçilmiştir.Halk arasında ‘kardeş katli’ diye de adlandırılan bu sistem sadece Osmanlı’da mevcut değildi. O dönemde Sasanilerde,Roma ve Bizans’da,hatta Müslüman Endülüs ve Mağrib devletlerinde de sıkça rastlanmaktaydı.Ancak bunlarda maksat devlet bekası değil taht kavgasıydı.Osmanlı ise I.Ahmed devrinden sonra,bu sistemin yerini Ekberiye de denilen ’kafes usulu’ ile sonlandırmış.Bu değişim Osmanlının da sonunu getirmişti.
KARDEŞ KATLİ
Kanunnameye Kadar Osmanlı Kardeş Katli
Ertuğrul Gazi ve Osman Gazi
Anadolu Selçukluları’nın Moğol hakimiyetine girmeye başlaması ile uçlardaki Türk beylikleri harekete geçti ve bulundukları yerlerde istiklallerini ilan etmeye başladılar. O zaman Bizans’a yakın bir mevkide bulunan Ertuğrul Gazi ve Kayı boyu da istiklaline ulaşarak devletlerini tek bir elden yönetme kararını çoktan almış bulunmaktaydı. Nitekim Ertuğrul Gazi ölümü ile oğlu Osman Gazi’yi atamış bulunuyordu. Haneden üyeleri bu durumu başta hoş görseler de daha sonrasında isyanlarda bulunmuşlardır.Osmanlılarda bilinen ilk şehzade katli olarak tarihe geçen isim Ertuğrul Gazi’nin kardeşi Dündar Bey’dir.1298 yılında Osman Gazi daha bir aşiret beyi iken kendi aleyhine çalışıp tekfurlarla işbirliği yapan amcasını öldürtmüştür. Bu hadiseden sonra birkaç yüzyıl hemen her hanedan üyesi devlet için bir problem olmuştur.
Orhan Gazi
Osman Gazi’nin vefatından sonra Orhan Gazi’i babasının işaret etmesi üzerine kardeşi Alaaddin Paşa ile bir araya gelerek,’gel ağam neyimiz var ise ölüşelim’ dedi ise de Alaaddin Paşa ‘babam seni seçti kendi askerlerini senin emrine verdi, bir ülkeye bir çoban gerek’ diyerek bölünmeden geri durdu.Vezirlik bile kabul etmedi.Kardeşine dua ve hayırlı niyazlarda bulundu ve devletin başına Orhan Gazi geçti.Bu hadise önemlidir.Çünkü Osmanlı Tarihinde bu noktada başka bir yerde karşılaşmamız pek mümkün olmayacaktır.Öyle ki Alaaddin Paşa kardeşine,asker kıyafetleri ayrı olması,kendi adına para bastırması ve yaya-müsellem askeri sisteminin getirilmesi gibi fikirlerini paylaşarak fikri yardımda da bulunmuştur.
I. Murad Han (Murad-ı Hüdavendiğar)
Osman Gazi’nin vefatından sonra oğlu I.Murad Han babanın vasiyeti ve vezirlerin ittifaki hükümdar olmuştur.Saltanat davasına kalkışan kardeşleri Halil ve İbrahim’i ortadan kaldırdı.Osmanlı hanedanı üyeleri isyan etmeden çoğu zaman sırtlarını bir devlete veya Anadolu beylerine dayarlardı. Bu devlet çoğu zaman sınırdaki Bizans oluyordu.Nitekim Murad-ı Hüdavendiğar’ın oğlu Savcı Bey,Bizans İmparatorunun oğlu Andronikos ile birlikte olup babasına isyan etmişti.I.Murad Han Kendi oğlunu bile devletin bekası için infaz etmiştir.Böylece saltanatta birlik ve prensibi Osmanlılar için olmazsa olmaz bir devlet telakkisi haline gelmiştir.
Bayezid Han ( Yıldırım Bayezid )
Murad-ı Hüdavendiğar’ın 1389 yılında Kosova meydanında şehit edilmesinin ardından düşmanın peşine düşmüş olan Yıldırım Bayezid hemen otağa çağrıldı.Babası Bayezid’i seçmişti.Yıldırım Bayezid ise kaçan düşmanı takipden dönen kardeşi Yakup Çelebi’yi olası bir iç savaşa mahal vermemek için öldürtmüştür.Çünkü o dönemde Anadolu beyleri Osmanlı’ya karşı ittifak kurmaş ve faaliyete geçmişlerdi.Bu kararı yerinde bir karardı.Zira Yakup Çelebi bu beyler tarafından Yıldırım Bayezit’e karşı kullanılacak ve rahat bırakılmayacaktı.
Sultan Çelebi Mehmed Han
1402 yılında Timur Han ile yapılan Ankara Meydan Muharebesi sonucu esir düşen Yıldırım Bayezid sonrası ülke 11 yıl süren bir Fetret Devrine girmiştir.Fetret devrinden önce ve sonraki 10 yıllık dönemlerde ülke sınırları mevcut toprakların iki katına ulaştığı görülürken,Osmanlılar bu dönemde birbirinin hasmı ve düşmanı olmuştur.Sadece birbiri ile değil Eflak,Bizans ve Karamanoğulları karşısında önemli ölçüde toprak kaybı yaşamıştır.Yıldırım Bayezit’in dört oğlu hükümdarlık kavgası içerisinde 11 yıl devleti bir uçuruma sürüklemiş.Sonuç olarak küçük oğlu Çelebi Mehmed kardeşlerini alt ederek devleti adeta yeniden kurmuştur. Bu durumda bile şehzadeler isyan ederek hatta Bizans ve Venedik gibi düşman ülkelerin desteğini alarak devlet bekasını zor durumlara sürükledi.Ancak Çelebi Mehmed kendisine isyan eden kardeşleri Mehmed Çelebi,İsa Çelebi ve Musa Çelebi’yi infaz etti.Ardından Timur Han’a esir düşmüş kardeşi Mustafa Çelebi’yi de yine isyan suçundan infaz etmiştir.Yaşanan bütün bu olaylar birlik prensibini daha da pekiştirmiştir.
II. Murad Han
Babası Çelebi Mehmed’ten sonra devletin başına geçen II.Murad Han,aslında Bizans’ı yıkıp İstanbul’u alabilecek vasıfta bir padişahtır.Nitekim iki defa kuşatıyor.Ancak tarihe ‘Düzmece’ lakabı ile geçen amcası Mustafa Çelebi’yi,ardından da kardeşi Şehzade Mustafa isyanları ile Anadolu karışınca fetihden geri dönüyor.O dönemde kardeş ciddi bir sorun teşkil ediyor.Murad Han dönemi genel olarak bakıldığında saltanat hayatı boyunca bu mevzu ile uğraştığı apaçık ortadadır.O kadar ki;iki defa tahtı oğlu Sultan Mehmed’e bırakarak inzivaya çekilmişse de karışıklıklar ve devlet adamlarının isteği ile tekrar tahta geçmiştir.
Etiketler
Yazar Hakkında
Esra İlbay Oral
Ramazanın ilk günü dünyaya gelmiş babasının son kızı.. Nefes aldığı sürece talebedir. Öğrenmek talebidir. Gelecekteki günlerini, yaşamadığı yıllarını, tatmadığı yiyecekleri beklerken de çok meraklıdır. O yüzden hayatı tek düze yaşamaz. Her şeyden bir parça barındırır.
Yorumlar