Ona Eğil!
- Hasan Hüseyin Altıntaş
- 4 Eki 2020 - 15:07
- 1 dk okuma süresi
- -
- 0
Hayat ağaç, gün yaprak, ömür bir sene.
Bugün var, yarın yoğuz şunu bilsene.
Ahir ömür son bulup hakka varınca,
Farkı yok ha insan ha bir karınca.
Düşün ki bir ağaçsın, aylardan gelen eylül.
Hafif sararan yüzün, bakıyor melül melül.
Bir yaprak kımıldıyor, uçmaya özgürlüğe.
Yahut bir rüzgar ile savrulacaktır göğe.
Canından can çekilir, sanki ölüm geliyor.
Sonbaharın bed yanı, dal gövdene değiyor.
Yalnızsın sokaklarda, tek yoldaşın kaldırım.
Bir ses duyarsın gökten, şimşek yahut yıldırım.
Kaldırın dallarımdan, tutun beni diyerek,
Haykırırsın göklere, duyan olmaz bilerek.
İlk yağmurlar gövdenden süzülürken toprağa,
Benliğin veda eder, daldaki son yaprağa.
Kış dayanır kapıya, düşer yılın ilk karı.
Kökünden can çekilir, donar dalların canı.
Altı aylık çileyle, yenilenmenin sonu,
Kavuşmak ilkbahara, atlatıp en son donu.
Bak okudun, hissettin ağaç serüvenini
Öldü ama yeniden yaşar buldun kendini.
İşte ölüm de budur, dinle ey dost öğüdü!
Yıllarca yaşasa da ölmez bilme söğüdü.
Biz de geldik dünyaya, etraflara kök saldık.
Şu gariban dünyanın oyununa aldandık.
Her günümüz güneşlik, ölüm çok uzak sandık.
Fakat sevdiğimizin, toprağını biz attık.
Ey dost! Dünya geçici, burası bizim değil.
Seni yaratan Allah, beş vakit ona eğil.
Gün gelecek bizim de ışığımız sönecek.
Bitmez sandıklarımız yanıp küle dönecek.
Hayat ağaç, gün yaprak, ömür bir sene.
Bugün var, yarın yoğuz şunu bilsene.
Ahir ömür son bulup hakka varınca,
Farkı yok ha insan ha bir karınca.
Etiketler
Yazar Hakkında
Hasan Hüseyin Altıntaş
Seni yok sayacaklar. Sen daha çok var olacaksın...
Yorumlar