Fikir Düşünce

Ölüme Basma

  • 1 dk okuma süresi
  • -
  • 0
Ölüme Basma

Zaman sonbahar sonları. Kasım ayının serin senfonisi kendini çok yoğun hissettiriyor bu zamanlarda. Kışa ramak kaldı. Gökyüzü gri yeryüzü sarı. Nasıl olmasın ki şimdi sonbahar hüzün mevsimi. Hangi şair organik tebessümler dağıtmış bu mevsimde. En çok sonbahar hüzün kokar. Çünkü rüzgar en sert bu mevsimde vurur yaralara. O vurdukça kaşınır kaşıdıkça kanatır.

Çocuklar öğlene doğru çıkar sokaklara. Sabahları soğuk olur. Öğlende kırılır hava. Hava kırılır çocuklar toplaşır. Pencere kenarında bağrı yanıklar, camlarda mısra mısra yazılmış buğular ama çocuklar dışarıda. Ne de güzel oynuyor şu çocuklar. Çocukluk işte, yeryüzünün en sevilesi direnişidir hayata.

Şimdi diyeceksiniz ki “yazar burada neyi anlatamamış?”

Ey hüzün mevsiminin değerli yolcuları. Lütfen rüzgarla beraber dolaştığınız sokaklarda bastığınız ve hatta yerlere yatma pahasına fotoğraflarını çektiğiniz sarı yapraklara basmadan önce durun ve yaprağa kulak verin size şunu diyecektir; bir zamanlar yemyeşildim hayat doluydum. Öyle bağlıydım ki köküme rüzgar yağmur koparamazdı. Bir zamanlar yeşildim. Hayat doluydum. Şimdi neredeyim bak. Renginin kıymetini bil ve ona göre yaşa. Bir sonbahar geldi rüzgarına dayanamadık.

İşte bunları duyduktan sonra düşün ey yolcu!

Yemyeşilsin. Nice baharlarda ıslandın, nice yazlarda sallandın. Bir gün o gelecek olan gelecek. Gelecek olan sonbahardır. Senin son baharındır. Kimsenin olmadı çünkü sonsuz baharı. O sonbaharın da bir rüzgarı var koparır seni, sevdiğinden ve sevildiğinden. Rüzgarı Azrail olan ve son baharımız yani ölüm gelmeden önce o sarı yaprağı yerden al, ceketinin kalp tarafında ki iç cebine koy ve yürü.

Etiketler
çocuk Yaprak Sonbahar

Yazar Hakkında

Yorumlar

  • 0 Yorum
Ziyaretçi olarak yorum yapıyorsun, dilersen Giriş yap