Müptelası Olamadım Acımasızlığın
- Sema Aydoğan
- 6 Eki 2018 - 10:19
- 1 dk okuma süresi
- -
- 0
Gecenin iniltileri kulağımı tırmalarken, sessizce doğruldum yalnızlığımdan. Tutup ellerini dolunayın, sardım yaralarımın tuz basılan yanlarına. Aşina değilim, aşikar değilim bu ıssız yakarışların sonsuzluğuna. Hayranım yalnız, içimin titreyen ışığına…
Kırıp kelepçelerini, yürüyorum özgürlüğün yollarına. Kapılıyorum bir bir, sarıyorum ne var ne yoksa. Çiçeğe duruyor tohumlarım, bırakıyor esaretin ellerini. Terk edilmiş bir virane gibiydi oysa acıyan yanlarım. Peki hüzne, zulme, zalime ne zaman dur diyecek insan olan yanlarım?
Senin de üstünü çizdiler mi acıta acıta ey tabiat? Yürüdüler mi, geçtiler mi merhametinin üzerinden? Sen, ey tabiat? Söylesene, ne olur! Kırdılar mı umuda kanat çırpan yanlarını? Sızlarken için, daha çok sızlasın der gibi gerdiler mi çarmıha kına kokan ellerinden?
Yine de, ah, yine de içime alır gibi sardım suskunluğumu. Kelam eder diye, lal eyledim dilimi. Ben, bu cihana geleli beri, müptelası olamadım acımasızlığın. Yalnız, illa ve illa tutkunu oldum köşeye sinen suskunların. Göğsümde her an iner kalkar bir merhametin kurbanıyım. Sükuta varır dilim, ben bu konup göçülen, elbet bir gün göçülen dünyaya vurgun değilim.
Sen tabiat! Yaradanın yarattığı hakikat, duy sesimi! Bana uzak değil, biliyorum o vuslat!
Etiketler
Yazar Hakkında
Sema Aydoğan
Türk Dili ve Edebiyatı Öğretmeni Kitapsever Hislerini kağıtlara dökmeyi seven Hayata rağmen hayatı seven biri. Ankara🍀
Yorumlar