KürŞad -2
- Hilal-i Ahmer
- 4 Ara 2016 - 10:06
- 4 dk okuma süresi
- -
- 0
2.Bölüm
Kırk yiğit Alp, durmadan dinlenmeden at sürüyorlardı. Özğürlüğe koşan bir bozkurt sürüsünden farksızdılar. Ölüme gittiklerini bile bile korkmuyor, neşe içinde Kürşad’ı takip ediyorlardı. Uzun bir yolculuktan sonra, nihayet Vey nehrine gelmişlerdi. Daha akşam olmamaştı ama hava birden kararmaya başladı. Ağır bir sis tabakası tüm bozkırı kaplıyordu, daha kötüsü olamazdı diye düşündüler, baskının arefesinde hava bozulmuş yağmur başlamıştı. Kürşad ve cesur Alpleri karamsarlığa kapılmayıp, hızla saraya doğru atlarını sürmeye devam ettiler. Amaçları yaz sarayına giden yolda pusu kurup imparatoru öldürmekti. Böylece başkenti ele geçirecekler ve Kultug devletinin temellerini atmış olacaklardı. Kısa bir süre sonra Chiu-ch’eng sarayının yakınında ki ormanlık yola gelmişlerdi…
-Arga, okçuları ağaçlara yerleştir, geri kalanlar ağaçların arasında saklansın…
-Emredersiniz beyim.. Tunga, Altar, Darga adamlarınızla ağaçlara çıkın… Erbek, Kakşa, Olçar siz bizimle ağaçların arkasına saklanın… Acele edin her an imparator gelebilir..
-Beyim Alp’ler yerlerini aldı.. Emriniz nedir ?
-Arga kimse yerininden ayrılmasın, işaretimle ilk okçular saldıracak. Sonra biz imparatoru öldürmek için harekete geçeceğiz.
Kırk yiğit korkusuzca imparatoru beklemeye başladı. Hepsi yorgunluktan bitap düşmüş olsalarda, kalplerinde ki özğürlük arzusu, onları dinç tutmaya yetiyordu. Yağmur şiddetini iyice artırmış, yolları bataklığa çevirmişti…
Üç Ay Önce…
-Beylerim Kürşad geçen gece yanıma geldi. Bana rüyasını anlattı, artık vakit gelmiştir. Avratlar gibi yaşamaktansa şanlı bir ölüm bizim için en iyisidir.
-Kurtay hanım, sen ne dersin ? Gücümüz yoktur Çin’le nasıl başederiz..
-En güvendiğim adamlarımdan haber aldım, Alpar bey.. İmparator gece dolaşmayı pek severmiş. Yiğitlerimiz âni bir baskınla, imparator denilen iti öldürecekler. Sonrasında yeni imparator tahtına çıkamadan elimizde ki tüm kuvvetlerle başkente saldırıp, bağımsızlığımızı ilan edeceğiz..
-İyi dersin hoş dersin de Kurtay beyim, bu göreve kim gidecek ? Başarsak bile bize kim kağan olacak ?
-Bre Alpar bey, sen bilmezmisin benim milletimin her biri kahramandır. Bu görevi mutlaka başaracağız, kafesteki bir kuş olmaktansa ölü bir kurt olmayı tercih ederim..
Kısa bir sessizlik oldu, Kurtay han’a hepsi hak veriyordu. Çinin baskıları son raddeye gelmişti. Buna bir çözüm bulmak zorundaydılar, gerekirse ölmeliydiler fakat bu esaret son bulmalıydı. Kürşad yağız, mert bir delikanlıydı, onun gibi bir liderle değil Çin, tüm dunyayı elegeçirmek bile mümkündü. Sessizliği Aka Kağan bozdu…
-Beylerim, Buğlarım, Soyumun uluları… Gözlerinizde korku görürüm… Biz Bumin Kağanın, Buğları değilmiyiz. Azrail dostumuz, toprak yurdumuz değilmidir. Bende Kurtay hana katılırım, avrat gibi yaşamaktansa er gibi ölmek yeğdir bize..
Kalabalıktan sesler yükselmeye başladı…
-Haklı.. Haklı.. Savaşalım.. Aka Han doğru söyler… Kurtay Han doğru söyler.. Savaşalım…
Nihayet Toy’dan ortak bir karar çıkmıştı. Kahraman Türk Kağanları ölümü göze almış, ne olursa olsun bağımsızlıklarını kazanmaya karar vermişlerdi. Kurtay Han vakit kaybetmeden Kürşad’a bir mektup yazdı. Mektup’da ne yapması gerektiği ayrıntılarıyla yazıyordu…
Baskın Gecesi…
-Beyim, saatlerdir bekliyoruz imparator sarayından hala çıkmadı. Gün açmak üzere ne yapacağız..
-Haklısın Arga, İmprator denilen it sarayından çıkmadı. Çekilirsek amacımıza ulaşamadan ölürüz. En iyisi gün açmadan saraya saldırmak..
-Beyim bu intihar… Saray Muhafız kaynıyor..
-Sus Arga !! Yiğitlerim beni dinleyin.. ! Sarayı basıp İmparatoru öldürmekten başka çaremiz kalmadı. İsteyen gitmekte özgürdür.. Benimle kalanların mükafatını Allah verecektir… Tarihe altın harflerle destanımızı yazacağız.. Hadi atlarınıza binin saraya gidiyoruz…
O gün otuz dokuz Alp’de geri dönebilirdi. Ama hiçbiri bunu yapmadı, atlarına binerek beylerinin peşinden ölüme doğru yol aldılar.. Kısa bir süre sonra çin sarayına gelmiştiler. Kürşad adamlarına;
-Yiğitlerim saraya iki koldan gireceğiz. Ebek, Kakşa, Darga siz adamlarınızla birlikte benim yanımda olacaksınız.. Olçar, Tunga, Altar, sizde Arga’yla birlikte arka kapıdan içeri sızacaksınız.. İç avluda buluşup İmparatorun odasını basacağız. Anlaşıldı mı ?
Hep bir ağızdan..
-Anlaşıldı… Anlaşıldı.. Emredersiniz beyim… Anlaşıldı..
Kırk cesur yiğit planlarını gerçekleştirmek için hızla saraya sızmaya başladı. Nöbetçileri sessizce öldürüyor, hızlı bir şekilde iç avluya doğru ilerliyorlardı. Kimse durumu fark edemeden kırk yiğit, İmparatorun odasına kadar gelmişti. Kürşad kapıya şiddetli bir tekme atarak odaya girdi…
-Olamaz.. Bu imkansız.. İmprator.. İmparator odasında değil…
-Şimdi ne yapacağız beyim…
-Herkes atlara.. Hızlı olun Arga bu bir tuzak…
Hızlıca atlara doğru koşmaya başladılar. Sarayın bahçesine çıktıklarında, kendilerini büyük bir süpriz bekliyordu. Binlerce Çinli muhafız önlerini kesmişti. Kürşad -Saldırın.. diye haykırdı… Kırk yiğit kahramanca çarpışışarak ilerliyor, gecenin karanlıgı kılıçlardan çıkan kıvılcımlarla ışıldıyordu. Bir bostan biçer gibi, çinlileri biçerek saray ahırına kadar gelmişlerdi. Geriye topu topu yirmi küsür Alp kalmıştı. Ahırdan en dayanıklı atları alarak Vey nehrine kadar kaçmayı başardılar. Kısa bir süre sonra Çin İmparatorunun adamları, Kürşad ve 40 Çerilerisini Vey nehrinin yakınında tekrar yakaladı. Kanlı bir vuruşma başlamıştı, geriye kalan bir avuç Türk yiğidi şehit olup cennete doğru uçmaya başladı. Bir tek Kürşad hayatta kalmıştı, tek başına Çin ordusuna karşı savaşıyordu. En sonunda oda şehit oldu… Atının üzerinde, elinde kılıçla dimdik durmuş ama yere düşmemişti. Çinli askerler Kürşad’ı öldürdüler fakat yenmeyi asla başaramadılar…
Kim derdi ki Kürşad, Kemikle etti,O bir kişi değil, O bir devletti,Bayraktı, Vatandı, Bir Candı,Tepeden tırnağa, Kıpkızıl kandı…!
Verilen emir yerine gelmiş, Kürşad ve otuz dokuz yiğit Alp’i nesiller boyu bağımsızlık sembolümüz olmuştur. Allah Tüm şehitlerimize rahmet eylesin…
Aziz Şehitlerimize İtafen…
Son
*Yazı Görseli: Cihan Engin Digital Arts
Etiketler
Yazar Hakkında
Hilal-i Ahmer
Az okuyan, çok düşünen kimi zaman da yazan garip bir insan...
Yorumlar