Kuraklık İle Mücadele
- Mehmet Korkmaz
- 7 May 2017 - 11:27
- 2 dk okuma süresi
- -
- 0
Son yıllarda ülkemizdeki ve dünyadaki iklim değişikliklerine şahit olmakta, konuyla ilgili bilim adamlarının açıklamalarını endişe ile takip etmekteyiz. Ülkemizin iklim olarak tropikal iklime geçtiğini söyleyenler olsa da, bu doğru bir tespit olmayacaktır. Ani buharlaşma sonucu ani yağmurlar ve aniden yağmurun kesilmesi tropikal iklim özellikleri arasında olduğu bilinmektedir. Lakin tropikal iklimde bu özellikler olsa da esas önemli özelliği çok fazla yağışların olmasıdır, çok fazla yağışlar ise ülkemizde görülmesi mümkün görülmeyen bir hadisedir. Dolayısı ile ülkemiz tropikal iklim özelliği göstermekte fakat tam anlamı ile tropikal iklim sınıfına girmemektedir. Ama gerçekten artık korkmamız gerekiyor, hem fert hem de devlet olarak acil önlem almamızın zamanı geldi de geçiyor bile…
Yağışlar genelde sağnak olduğu için barajlarımız dolmamakta, doluluk oranı ile ilgili söylenenlerde gerçeği yansıtmamaktadır. Evlerin çokluğu, beton kaldırım ve asfaltların fazla yer tutması yağışların toprak tarafından emilmesini engellemektedir. Sabahtan öğleye kadar ısınma ve buharlaşmanın olması, öğleden sonra ani bir yağışın başlayıp sonrada aniden kesilmesi barajlara bir katkı yapmamakta suyun direk denize gitmesine neden olmaktadır. Normalde faydalı olan yağmur yavaş yağan yağmurdur. Böylelikle toprak suyu çekecek ve yeraltı sularına etki ederek bundan iyi yönde faydalanmamızı sağlayacaktır.
Bu konuda bizlerin ne yapması konusuna değinmemiz gerekirse üzerimize düşen birçok görev olduğu ortadadır. Elimizden geleni yapmamız ve sorumluluğumuz gereği artık faaliyete geçmemiz gerekmektedir. Enerji konusunda mutlaka tasarruf önlemlerini almalıyız. Ferdi olarak ilk yapmamız gereken doğalgaz, kömür ve diğer enerji alanındaki kullanımlarımızı en aza indirmek olacaktır. Enerji gereksinimlerimizi büyük ölçüde dış ülkelerden sağladığımız için tasarruf ettiğimiz ölçüde enerji ve karşılığındaki parasal tutar bizim cebimizde kalacaktır. Buda ülke ekonomisine büyük fayda getirecektir.
Enerji kullanımımızı azaltmamızın doğaya sağlayacağı fayda da ise paha biçilmez değerdedir. Diğer bir önemli husus da ülkemizdeki suyun % 70’inin tarımsal alanda kullanılmasıdır. Bu nedenle tarım alanında önlemlerin alınmaması bize çok büyük zararlar verecektir. Dolayısıyla oran büyüklüğünü hesaba kattığımızda tarım alanında tasarrufa gidilmemesi bireysel tasarrufların yapılmasının önemini, anlamını kaybettirecektir. Bu konuyu ancak devlet organları ve bu organlarca çiftçilerimize verilecek eğitimler halledebilecektir.
Devletçe ve Milletçe Duyarlı Olabilmeyi Temenni Ederim…
Yorumlar