Toplum Aile

Kod Adı 'Anlayış'/Ne Demektir?

  • 7 dk okuma süresi
  • -
  • 10
Kod Adı 'Anlayış'/Ne Demektir?

Doğduğu andan itibaren sadece sizin kanatlarınız altında olan minik bir kuş gibidir çocuk. Bu minik kuşa hayatı öğretip kol kanat germeye hazır mısınız? Miniğiniz her yeni güne farklı bir şeyler öğrenerek giriyor. Bir sabah uyanıyorsunuz "anne". bir gün ansızın "baba" demeyi öğreniyor. İlk sözcükleri, ilk gülüşü, ilk adımları, ilk arkadaşları derken hayatı keşfediyor. Bazen tüm bu becerilerini geliştirirken bir takım sorunlar ortaya çıkabiliyor. Kekemelik, uyku sorunu, yalan söyleme, altını ıslatma ve yeme sorunu gibi uyum ve davranış bozuklukları... Neden mi? Belki de minik kuşunuz yeni keşfettiği dünyaya tam olarak adapte olamıyor. Tabi bu uyum sürecine sadece çocuk değil, anne baba da dahil oluyor. Çünkü sorunun çözülmesi ya da kalıcı bir uyum ve davranış sorununa dönüşmemesinde anne babanın tutumu çok önemli!

Aileler, çocuğun sağlıklı gelişimi için çeşitli araştırmalar yapmaktadırlar. Ancak araştırılan bu kaynakların büyük çoğunluğu her ne kadar çocuğun hayatı için doğru ve önemli kararlar olarak görülse de bazı noktalar önemle dikkatten kaçıyor. Bu yazımda bu araştırmaların ailelerimizin ahlak, değer, kültür, din gibi kutsallarının araştırma sonucu olan maddelerle pek örtüşmediğini gördüm. Ülkemin kültürünün biricikliği, hele ki Türkiye'de birden fazla kültürün de iç içe olduğu ve çocuğun bir başkasının, yabancıların kültürüyle yetiştirilmesinin doğuracağı olumsuz sonuçları dilim döndüğünce anlatmaya çalışacağım. Ancak  bilgim ve tecrübem sınırlı. Yine de benim de çorbada tuzum olsun, annelerim, babalarım faydalansın ve iyi evlat yetiştirsinler diye elimden geldiğince hassas olmaya çalışacağım.

Bizim kültürümüz ve dinimizde öncelik evlatlarımızı İslâm’a göre yetiştirmektir. İnsanın var oluşunun asıl gayesi, Allah’a kul olmanın şuuruna ermesini sağlamak ve bunun gereğini yerine getirmektir. İslâm’da, kişinin çocuk sahibi olması büyük sorumluluk gerektiren bir durum olarak değerlendirilir. Nitekim ana baba ile çocuk arasındaki ilişkiler hem ahlaki hem de hukuki yönden belli esaslara bağlanmıştır. Buna göre çocuğun varlığı ciddiye alınmalı, iyi bir insan ve samimi bir Müslüman olarak yetişmesi için her türlü gayret ve fedakârlık gösterilmelidir. Çocuğun dünya ve ahiret mutluluğunu gözetmek, onu dünyaya getiren insanların önemle üzerinde durmaları gereken bir konudur. Ancak öyle mi?

Başıboşluk Almış Başını Gidiyor.

Bizim kültürümüz sanki yetersiz ve yetmezmiş gibi gidip içi boşaltılmış/değiştirilmiş ve içi fesatlıklarla ve başıboşluklarla doldurulmuş bir kelimeyi sofralarımıza koyuyorlar: ''Anlayış"

Ayetler, hadisler ve İslam alimlerin tavırları ortadayken bizler neden batılın içi boşaltılmış kelimelerini hayatımıza geçiriyoruz?

''Küçük yaşlarda çocuktaki yanlış davranışların önüne geçilmediği takdirde ileri yaşlarda bunların telafisi imkansızdır.''
(İbn-i Sînâ, s. 157; Gazâlî, III, 69; İbn Kayyim el-Cevziyye, s. 169; Kınalızâde, II, 38) 

Bu cümleyi söyleyenler İslam alimleridir. Bunun ne kadar ciddi bir cümle olduğunun farkındayız.  Fakat bunları bilen bizler, gider batılın kitaplarından öğrenmeye çalışırız. Psikoloji ilmini bir iki kitapta öğrenmek ve uygulamak için fırsat kollayan bizler, bazı kritik ve hassas noktaları gözden kaçırıyoruz maalesef. Batılın korkunç zihniyetinden gelen ancak içi pislik ve kötülükle doldurulan; dinden, ahlaktan ve kültürden arınmış ve maalesef batılın oyunlarına alet için kullanılan bir kelime, bir kavram: "Anlayış"

"Çocuğumun kararlarına saygılıyım, benim sadece desteklemem gerekir." Cümlesini dilimizde tekerleme yapmışız da hava atıyoruz. Ne demek benim çocuğum kararlarında özgürdür? Yaşı, vasfı, bilişsel düzeyi çocuk olan; deneyimsiz, tecrübesiz, hayatın, yaşamın risklerini bilmeyen, ailesinden başka kimseyi tanımayan, para nereden geliyor, nereye gidiyor bilmeyen; kültür nedir, ahlak nedir, din nedir tam idrak edemeyen; okumak nedir, öğrenmek nedir, bilgi nedir, tecrübe nedir deneyimlemeyen çocuğunu kendi hayatında alacağı kararlar için özgür mü bırakıyorsun? "Çocuğumun kararlarına saygılıyım, benim sadece desteklemem gerekir." de nedir?

Dokuz yaşındaki çocuğun okumak istemezse "Anne ben çalışmak istiyorum, okul benim bir işime yaramaz. Ahmet, Mehmet, Mustafa okudu da ne oldu?" dese ve okumamanın verdiği tüm zorluğu, okumanın verdiği hazzı, fiziksel, zihinsel, duygusal olarak faydalarını bilen bir ebeveyn tecrübesiz ve deneyimsiz evladına bu kararında nasıl saygı gösterebilir? Onu özgür mü bırakacaksın? "Kuran kursuna gitmek istemiyormuş. Benim oğlum böyle istedi." de nedir Allah aşkına? Dinini kim öğretecek? Kuran kursuna gitmeyip ne yapacak? Evde tabletle oynayacak başka ne iş yapacak? Zaten ders yok, çaba yok bu kararına saygılı da olun tam olsun.

 

"İnsan, tabiatının ve mizacının değil, kendisini saran muhitin ve bu muhitten kazandığı alışkanlıkların çocuğudur."(İbn.  Haldun)

 

Çocuk anne ve babasından ne gördüyse onu uygulayacak. Baba anneyi dövdüyse çocuk büyüyecek o da karısını dövecek. Anne hamileyken alkol kullansa, çocuk doğarken de alkol kullansa çocuğun alkol kullanma olasılığı 8 kat artacak. Baba sorumsuz olursa, çocuk da sorumsuz olacak. Baba çocuğun yanında tütün sararsa büyüdüğünde çocuk da büyüyüp o da tütün saracak. Hiç sarı dişlerinizi gösterip de çocuğuna zararını anlatmayın. İş işten geçti. O artık bağımlı. Vursan da bağımlı, yasaklasan da. Bu örnekleri artırabiliriz, hatta arttıralım. Anne ve baba evladına dinini öğretmezse çocuk dinini bilemeyecek, hatta bu dinini sokakta öğrenecek. Sonra bu çocuk alimlere, imamlara saçma sapan sorular soracak: ''Sakız çiğnemek orucu bozar mı?" sorusundan tutun da, "Mars'ta alınan suyla alınan abdest kabul edilir mi?" sorusuna kadar varan saçma sapan sorular... Çünkü bilmiyorlar ve bu bilgisizlikleri ve cahilce tavırları onları araştırmak yerine (haşa) dini alaya kadar varan meşguliyetlerde bulunuyorlar.

Bu evladın dinini öğrenemedi, öğretmediniz ki. ''Namaz kılmak istemiyorum, Kuran kursuna gitmek istemiyorum'" diyen çocuğunuza anlayış'lı(!) davrandınız. ''ileride kuran kursuna git!'' demeye yüzünüz olacak model olmadınız. Haksızsınız! Çünkü çocuğunuza rol model olmadınız.  Kültürünü öğretmediniz. Selam vermeyi dahi çocuğun beceremeyecek belki. Bunun üzerine ona tokat atmaya, hakaretler etmeye ve ona kızmaya hakkınız yok! Başta eline tavayı tutturup yumurta kırdırtmadınız çocuğunuz gelişemedi, becerilerini deneyimleyemedi. Sonra büyüdü bu kızınız, ‘’Tavayı elime alayım, yumurta kırayım.’’ dedi de onun beceremediğini gördüğünüzde kızınıza hakaretler ettiniz. ''Beceriksiz, aptal!'' dediniz. Haksızsınız! Çünkü bunlara alıştırmadınız, hep anlayışlı(!) oldunuz. Siz, nefsinize kapılıp yıllarca komşunuzla küs kaldınız, o komşu hakkında gıybet ettiniz. Arkasından atıp tuttunuz, bardakla duvar dinlediniz. Çocuklarınızdan ne çıkmasını bekliyorsunuz? Vali veya doktor mu? 

Ey anam, babam! Maneviyatı düşük olan, kültüründen bihaber bu oğlunu Allah muhafaza lise yıllarında terapist terapist gezdireceksin bunu bilmiyorsun. Dizlerine vuracaksın. "Ah evladım, vah evladım. Seni pamuklara sardım da büyüttüm, bir dediğini iki etmedim, elini sıcak sudan soğuk suya sokmadım. Neden böyle yapıyorsun? Neden okulda kavga çıkartıyorsun? Neden bizden zorla para alıyorsun? Neden kardeşini dövüyorsun? Neden okula gitmiyorsun…’’ demekten başka ne diyeceksiniz? Daha saymamı ister misiniz? Narsist ve bencil bir evlat yetiştirdiniz ey annem, ey babam! Siz, et yığını yetiştirdiniz! Çocuğunu laboratuvarda mantar gibi büyüttünüz. Zorlandığında "Bırak düşsün, sonra kalksın tecrübe etsin, zorluğu öğrensin, yaşamı öğrensin, küçük yaşta bir işe gönderelim, berbere çırak olsun. Para nereden geliyor, nereye gidiyor bilsin. Tavayı tutsun, ekmek pişirmeyi öğretelim. Zorlansın biraz buna imkan verelim?'' dediniz mi demediniz mi? Kendine hayrı olmayan bir evlattan kime ne fayda gelir? Çünkü çocuğu bencil ve narsist yetiştirdiniz. Pamuklarda büyüttünüz ve o ''anlayış'' kelimesiyle karnını ve zihnini doyurdunuz evladınızın.

Çınar gibi büyütün evladınızı. Dört mevsim ayakta kalabilsin. Uzun ömürlü, dayanıklı olsun. Zorlandığında sağlıklı kararlar almasını bilen, ileride elde ettiği tecrübe ve deneyimlerle hareket edip kendi kararlarını veren bir evlat, bir vatandaş yetiştirin. Faydayı öğretin, dinini öğretin, sorumluluklarını öğretin. Markete gittiğinizde "Param yok, bi sonraki sefer paramız olduğunda alırız" cümlelerini öğretin. Bilsin! Yokluk nedir bilsin! Her haline şükreden bir evlat yetiştirin. Çevresine bakın arkadaşına bakın. Sadece öğretmeni çocuğunuzu okulda fırçaladı diye okulu basıp yaygara çıkartan bir ebeveyn olmayın. Her zaman yanında olun. "Annem babam bir harikaydı." desin evladınız. "İyi ki bana kızdı, iyi ki böyle oldu, iyi ki başta bana bu şekilde muamele etti, iyi ki sabahları beni namaza kaldırdı!'' desin evladınız. Kültüründen çıkan, dinini bilmeyen, doğruları uygulamayan, sanal kimliği ve reel kimliği tutarsız, ancak iş dinin ve ülkenin siyasetine gelince nutuklar çeken, boy boy kitapların üstüne çıkan, insanlara göklerden bakan insandan ne fayda gelir? 

Geçen yaz kayısıda  çalışıyordum. Patronumuz emekli tarım müdürüydü ve bana önemli bir nasihatte bulundu:

Çocuğun ilkokulu da üniversitesi de ailesidir! Burada öğrenemezse çok zor öğrenecek. Öğrense de yarım yamalak bilecek ve uygulayacak. Namaz kılıp faiz çekecek, kumar oynayıp camiye gidecek.

Ne kadar haklı bir cümle değil mi? Evet, belki üniversiteye gidince fazla ilgilenmezsiniz, çünkü artık sizden çıkmıştır o. Ağaç doğrulmuştur ve artık eğilemez. Eğittiniz mi yoksa eğitemediniz mi? Burada nefsinizi hesaba çekin.

Hani der atalarımız: ‘’Ağaç yaşken eğilir.’’ diye. Ne kadar da haklı bir cümle değil mi?

Çocuk ile aranızdaki cam fanusu çekin ve çocuğunuza dokunun. ''Evladım!'' deyin. Bağrınıza basın. Anne ve babalar iyi bir model olurlarsa gerisini siz çocuğa bırakın.

Bu yazdıklarım kendi nefsime nasihattir. Kulağıma küpe, insanlarıma sunduğum ve karşılığında belki sonra hayır duası alacağım bir yazıdır. Sürç-ü lisan ettiysem affola.

Vesselam...

Kaynak 1: https://sorularlaislamiyet.com/namaz-kilmayan-cocuk-dovulur-mu
Kaynak 2: https://www.milligazete.com.tr/haber/1130934/yedi-yasina-geldiklerinde-cocuklariniza-namazi-emredin
Kaynak 3: https://islamansiklopedisi.org.tr/cocuk
Kaynak 4: https://islamansiklopedisi.org.tr/islam
Kaynak 5: https://islamansiklopedisi.org.tr/musamaha
Etiketler
Özgürlük Başıboşluk anlayış İslam öğreti kültür çocuk Ahlak Din Örf adet gelenek görenek Müsamaha esaret Düzen Saygı Düşünme Düşünce Algı Seçme hakkı fikir

Yazar Hakkında

Ömer Güncü

Adıyaman Üniversitesi'nde Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik 2023 Mezunuyum. Çeşitli yardım kuruluşlarında ve sivil toplum kuruluşlarında yer aldım. Adıyaman Gençkızılay'da İl Baskan Yardımcılığı, Sosyal medya uzmanlığı, AFAD Adıyaman Baskanlik gönüllüğü, medya ve görüntüleme birimi sorumluluğu, Ahbap Hatay  Projesi Egitmenlik görevi. Adıyaman Anadolu Gençlik Derneği üniversite komisyonu teşkilat başkanlığı gibi görevlerde yer aldım.

.

Çok gezip, çok okumayı seven birisiyim. Okuduğum kitaplar ağırlıklı olarak psikoloji, din ve sosyoloji üzerinedir. Roman okumayı da çok severim. Psikoloji, din ve sosyoloji gibi alanlarda araştırma yapmaya yazılar okumaya ve bunlar üzerine yazmaya hevesli birisiyim. Çevremce işkolik olduğum söylenir. Ben kendimi geliştirmek, ilim ve irfan öğrenmek pahasına işkolik olmaya razıyım :) Hayatımın Gayesi; önce kendime, sonra dünyama faydalı olmak ve katkıda bulunmaktır. İnanıyorum ki kendimi değiştirirsem, ailemi, milletimi ve dünyamı değiştiririm. Yazılarım makale tarzı olup akıcı bir üslup ile yazılmıştır. Okurken kendinize bir şeyler katacağınıza eminim. İyi okumalar :)

Yorumlar

  • 10 Yorum
Ziyaretçi olarak yorum yapıyorsun, dilersen Giriş yap