Kim Kaldı Geriye?
- Hatice Tuğba Berk
- 4 Eki 2020 - 15:08
- 3 dk okuma süresi
- -
- 4
Sevgili dost;
Vefalı ol, ama ölme..
Vefa ölmesin, sen ölme..
Bir mezar ardından okuyorum size bu satırları. Bu kelimeleri yazmak, duymak ne kadar acı veriyor bilseniz... İşte bilin, hissedin diye anlatacağım. Vefayı bilin; fedakarlığı, candaşlığı bilin diye anlatacağım. Gözyaşlarım dökülürken satırlara siz de bakın tadına diye...
Çok güzel vakitlerimiz olmuştu. Kötü zamanları bile tebessüm ettirecek kadar güzel vakitler. Bir kor ateş düşene kadar ocaklara. Bin zulüm çığlıkları atılana kadar mutluyduk. Adına İsrail denen cani varlıklar can pazarı kurana kadar mutluyduk. Bir ocağa düşen bomba ile hepimiz parçalanırdık. Bir mazlumun ahı ile kan ağlardı toprak. Büyüyorduk... Oyunlarla değil, kurşunlarla. Kudüs semalarında sevinç çığlıklarımızı duymamak, onu bir başına bırakıp bize en büyük zulmü yapmak için gelmişlerdi. Yetim bir delikanlıydım. Bir annem iki de kardeşim vardı. Bir de canıma can bir dostum. O zamanlar sadece bir çocuktuk. Çocukluğunu unutmuş bir çocuk. Kurşun yağmuruna tutulurken unutmuş. Belki hiç oyuncağı olmamış, doya doya gülememiştik. O küçücük kalpte dünyalar kadar sevgi ve merhamet nasıl yer alıyordu? Üzülüyordum. Çünkü ağlıyordu kız kardeşim, kendim bile korkarken "Korkma abicim ben buradayım." diyordum. Belki gece gök gürültüsünden korumalıydım körpecik yavruyu, zulümden değil. Teselli etmiştim kardeşimi, koruyacağıma söz vermiştim ama yapamadım... Hain kurşunlara engel olamadım. Aldılar en değerlilerimizi... Gittiler tutamadık ellerinden, çekip çıkaramadık... Yetişemedik.
Sadece en küçük kardeşim kalmıştı yanımda ve bir de canıma can dostum... Hem yetim, hem öksüz kalmıştık artık. Zalimin zulmü vurmuştu yüreğimize hançeri. Şimdi ne olacaktı? Gölgesi yetecek bir babamız dahi yoktu, derdini gözünden anlayan, geceleri üstü açık mı diye bakmaya gelen merhamet timsali bir anne yok! Bir küçük kardeşim, bir dağ gibi duran dostum ve Rabbim kalmıştı. Tek dayanak, tek güven...
En büyük destekçim, birlikte ağlayıp güldüğüm bir dostum kalmıştı.
Evet kalmıştı,
O güne kadar...
Zalimin zulmü sokakları kuşatmış keyifle kıyıyorken canlara, hakkımızı savunmaya, zalime boyun eğmemeye dökülmüştük sokaklara... Bir sürü kesti önümüzü, bir avuç insana karşı bir ordu dikilmişti önümüze. Ne kadar aşağılıkça! Ne kadar korkakça! Onların güvendiği tek şey silahlarından çıkan öldürücü bir kurşun, duymak istedikleri ise acı çığlıklar... Biz kaybederken namusumuzu sokaklarda, hiçbir şey yapamamak ne demek bilir misiniz? Bir haykırış kopuyordu sağ evden "Çocuklarıma dokunma beni vur!" Nasıl kan donduran feryattır bu... Eve doğru koşmaya başladılar. Dayanamıyorlardı artık namuslara ve canlara el uzatılmasına... İçeri girince bütün silahlar üzerine doğruldu. Dostunu olacaklardan geri tutmaya çalışıyordu. "Bırak onları gitsinler beni al." dedi genç. Güldüler dalga geçe geçe güldüler. Aralarından biri ikaz etmeye başladı. "Çekil çocuk canını seviyorsan çekil git." İzin vermeyecekti, bu çocukların da onlar gibi bi'tab kalmalarına göz yummayacaktı. Evet yummadı ama canını kaybetti. Ona hedef alınan kurşunun önüne dostunun atladığı dakika da bir canını daha kaybetti.
Günlüğüne yazdıklarını canlandırıyordu gözünde... Tam burada durakladı. Ardında oturduğu mezar dostunun mezarıydı. Gözleri doldu. Bir hasret sardı yüreğini. "Keşke böyle olmasaydı, yanı başımda olsaydı, yine dimdik yürüseydik. Ne bileyim, beraber kağıttan top yapıp maç oynardık. Uçak yapardık belki uçağın ucu girerdi zalimin gözüne... Kirlense de üstümüz yine oynardık çamur ile ya da en basitinden zillere basar kaçardık..." dedi. Yüzünü gözyaşı katkılı bir tebessüm kapladı. Dost nedir diye düşündü... Dost her şeyine ortak olandır, canından can katan, canını hiçe sayan... Dostluk fedakarlıktı, sadakat ve vefâydı... Bunun gibi sayabileceğim nice güzel tabir...
Sözümüz vardı, sadece kan kardeşi olduğumuzda akacaktı kanımız. O benim için sözünden vazgeçti. Benim uğruma, benden geçti. Sevgili dost, sen ölmedin! Senin vefâ bağın yaşatır kalbini, kalbimde. Şimdi beni adın ağlatır, kalbin dindirir...
Bir başıma iken yazdım bunları dostum. Her şeyimi kaybetmişken, konuşmayı çok seven ben, susmuşken yazdım. Sen üzülme dostum, ben iyiyim. Bekle beni bir gün bende geleceğim ve asla bırakmayacağım seni. Bırakamayacaksın beni...
Sana son bir söz, duyuyorsun beni biliyorum.
Sevgili dost,
Vefalı ol ama ölme...
Vefa ölmesin,
Sen ölme...
Etiketler
Yazar Hakkında
Hatice Tuğba Berk
Okur, yazar.
Yorumlar