İnsanın Mevsimi
- Zeynep Yağmur İnanç
- 9 Ara 2017 - 11:31
- 2 dk okuma süresi
- -
- 0
Sonbaharı sevmem, pusludur, iç karartıcıdır ve gökyüzü de hep suratsızdır yani oda mutlu değildir. İnsanlar mevsimlere benzerler. İnsan sonbahardır ağlatır, Kışdır saçlara ak düşürür, insanın kanını dondurur. İnsan ilkbahardır her şeyin ilkini yaşatır. İlkbahar kibardır, sıcak kanlıdır, hoş sohbettir. Gökyüzünün mavisiyle, yeni çıkan yeşiliyle insana bir görsel şölen hazırlar. İnsan yaz ayıdır. Güneşi yakar, kavurur insanı. İçini de yakar, kül eder.
Kurulan hayaller, yaşadığımız hayatlar ve hayatımızı paylaştığımız insanlar insanın mevsimini belirler. Mevsimler insanların ruh hallerini ortaya çıkarır. Bazen karabulutların günümüzü, içimizi kararttığı bir dönem olur, bazen de güllük güneşliktir. İnsanların arasındaki ilişki, iletişimleri, gökgürültüsü ile yağmurun iletişimine benzer.Doğada gök gürültüsü sesleri yükselip, şimşekler çakıp sonrada yerini yağmura bırakmıyor mu?. İnsanda da aynı iletişim mevcuttur.
Dünya’nın mı sadece iklimlere sahip olduğunu ya da onların sadece dünya ’ya, doğaya özgü olduğunu mu düşündünüz? İnsanın da sıcak, ılıman ve soğuk iklimleri yok mudur?. İnsan var soğuktur, buzlarla kaplıdır. Onlarla yaşayabilen insanlar çok azdır. Çünkü dayanaklık, güç ve cesaret gerektirir. İnsan vardır denge yoktur. Yazları istemediğiniz kadar sizi yağışa, ilgiye boğar. İnsan var sizi çöl haline getirir. Yağışın tek bir damlasına muhtaç eder, içinizi yakarda durur.
Her şeyin fazlası zararlıdır. Yağmurun yağması, şimşeğin çakması ne kadar olağan ve ihtiyaç olsa da dengeyi kaybetti mi her şeyin harabeye dönüşmesi kaçınılmaz oluyor. Rahmet olan bir yağmur, sel olup gazaba dönüşe biliyor. İnsan ya her iklime uygun, müsait olacak ya da iklimine uygun insanlarla yaşamasını bilecektir. Aksi halde onu enkaza çevirir, ondan gelecek tek bir ürüne, tek bir ilgiye muhtaç olursunuz. Siz çöl olursanız, karşıdakinin gül, papatya ya da lale açmasını beklemeyin. Siz çöl olursanız oda size kaktüs olarak geri dönecektir. Yani sinirli, sert, öfkeli ve dokunulduğunda insanın canını yakan biri oluverir.
İnsanlar şuanda küresel ısınma yaşıyor, birbirilerine nasıl muamele edecekleri belli olmuyor, dengeyi tutturamıyorlar. Ya çok içimizi yakıyor, ya da soğuğuyla donduruyor, yağışıyla boğuyorlar.
Bu durumda insanlar birbirlerini kazanmak yerine kaybediyor, yalnızlaşıyor, nefretle doluyorlar. İnsan ancak karşıdakinin değerini tamamen kaybettiğinde anlıyor. Birbirimize değer vermemiz için ölüme ihtiyacımız yoktur, önce bunu idrak etmemiz gerekir. Çünkü geri dönüş yoktur, yapılan her şey anlamsızdır. Aynı dişimiz gibidir. Yani “insanın sevdiğini kaybetmesi dişini kaybetmesi kadar ilginçtir. Yani acısını o an yaşarsın yokluğunu ise ömür boyu.”
Etiketler
Yazar Hakkında
Zeynep Yağmur İnanç
İü Sosyoloji mezunu, Editör
Yorumlar