Kitap
Kitap
Aylık
George Orwell
Hayvan Çiftliği
Roman
Hayvan Çiftliği – George Orwell
- Özlem Cingöz
- 24 Oca 2017 - 02:32
- 3 dk okuma süresi
- -
- 0
Hayvan Çiftliği, alt başlığı ile Bir Peri Masalı…
George Orwell adlı İngiliz yazarı birçok kişi gibi ben de “Bin Dokuz Yüz Seksen Dört” adlı kitabıyla tanıdım. Bin Dokuz Yüz Seksen Dört kitabının konusu ve yazarın bu konuyu ele alış tarzı o kadar dikkatimi çekti ki uzun bir süre kitap üzerine düşünmekten kendimi alamadım. İşte yazarın bir diğer başyapıtı “Hayvan Çiftliği”… Hayvan Çiftliği de en az Bin Dokuz Yüz Seksen Dört kitabı kadar başarılı ve okurları derin düşüncelere sevk eden bir roman. Öyle ki, kitap bittikten sonra başınızı kitaptan kaldırıp kitaba başladığınızda aldığınız nefesi kitabın son sayfasını da devirip geri veriyorsunuz. İşte tam o sırada kitap sizin düşünceleriniz de yeniden başlıyor. Ve sonra yeniden, yeniden…
Hayvan Çiftliği 1940’lardaki “reel sosyalizm”in eleştirisidir ve dünya edebiyatında yergi türünün baş yapıtlarından biri olarak kabul edilir. Roman adı üstünde hayvanlar arasında geçer. Kitabın bu özelliği kitaba masal havası katmıştır. Ama bu bildiğiniz masallardan değildir, bu masal bir korku masalıdır.
Olaylar Beylik Çiftliği’nde yaşanır. Bu çiftliğin sahibi Bay Jones’tir. Bay Jones’in çiftliğinde yaşayan hayvanlar hayatlarından hiç memnun değillerdir. Bay Jones bu hayvanlara yaşamaları için yetecek kadar yemek verir, canları çıkana kadar çalıştırır ve işe yaramaz duruma geldiklerinde ise acımasız bir şekilde boğazlar. Velhasıl bu hayvanların son derece sefil bir yaşamları vardır. İngiltere’de hiçbir hayvan özgür değildir, hiçbir hayvan eğlence nedir, dinlenmek nedir bilmez. Bay Jones’in çiftlikte kurduğu bütün bu düzen “Koca Reis” adında yaşlı bir domuzun bütün hayvanlarla bir toplantı yapıp gördüğü rüyayı anlatması ile bozulmaya başlar. Koca Reis’in görmüş olduğu rüya, insan ortadan kalktıktan sonra yeryüzünün nasıl bir yer olacağı sorusunun cevabıdır. Koca Reis bu toplantıda yaşamış oldukları sefillikten, başlarına gelen tüm kötülüklerin insanların zorbalığından kaynaklandığından, insanlara karşı savaş vermeleri gerektiğinden bahseder. Fakat bunu yaparken asla insanlara benzememeleri gerektiği konusunda diğer hayvanları uyarır. Hiçbir hayvan asla bir evde yaşamamalıdır, yatakta uyumamalıdır, giysi giymemelidir, içki ve sigara içmemelidir, paraya el sürmemelidir, ticaretle uğraşmamalıdır. Çünkü insanın bütün alışkanlıkları kötüdür. En önemlisi ise, hiçbir hayvan kendi türünden olanlara zorbalık etmemelidir. Bütün hayvanlar eşittir. Koca Reis yaptığı toplantının sonunda diğer hayvanlara “İngiltere’nin Hayvanları” adlı bir şarkı öğretir ve tüm hayvanlar birlikte bu şarkıyı söylerler. Bu şarkı adeta insana karşı bir başkaldırıdır. Bu olaydan üç gece sonra Koca Reis ölür, fakat düşünceleri çok geçmeden hayata geçmiştir. Hayvanlar Bay Jones’e karşı bir ayaklanma başlatırlar ve başarılı olurlar. Beylik Çiftliği artık Hayvan Çiftliği olmuştur. Çiftliğe yeni bir düzen hakîm olmuştur, bu düzenin mimarları domuzlardır. Fakat o günden sonra bizim bildiğimiz masallarda olduğu gibi olmamıştır hiçbir şey. Korkunç son Hayvan Çiftliği’ndeki hayvanları ve biz okurları beklemektedir.
Kitaptan Alıntılar
- İnsan, üretmeden tüketen tek yaratıktır. (Sayfa: 24)
- İnsanoğlu’nun faklılığı, bütün şeytanlıkları yaptığı alet olan el’dedir. (Sayfa: 50)
- Beşinci Emir’i, “Hiçbir hayvan içki içmeyecek!” diye biliyorlardı, demek bir sözcüğü unutmuşlardı. Doğrusu şöyleydi: “Hiçbir hayvan aşırı içki içmeyecek.” (Sayfa: 122)
- Atlar da yorulur. ( Sayfa: 123)
- Bütün hayvanlar eşittir. Ama bazı hayvanlar öbürlerinden daha eşittir. ( Sayfa: 141)
- Dışarıdaki hayvanlar, bir domuzların yüzlerine, bir insanların yüzlerine bakıyor; ama onları birbirlerinden ayırt edemiyorlardı. ( Sayfa: 152)
Yorumlar