Güzelceler
- Hulya Belkis Ertek
- 17 Şub 2018 - 14:48
- 1 dk okuma süresi
- -
- 0
Gece açsa kollarını sarsa dost gibi,
Karanlığın içinden mavisi coşmuş kuşlar uçsa…
Sevdası kanayan dili suskun yüreklere haber götürse…
Yâr kapıları açılsa tek tek pür telaş,
Pervane gönüller yâr cennetine girse.
Rüyalar gerçek olsa, sen gerçek olsan.
Ne güzel olurdu değil mi?
Ya da ak güvercinler ak dallara konsa,
Al heceler yaksa ak kağıdı,
Yâr yüreğine yağsa külleri,
Yârın geçit vermez dumanlı dağlarından.
Zümrüd-ü Anka’lar canlansa,
Destanlar yazılsa, türküler yakılsa,
Ne güzel olurdu değil mi?
Ya da gün sefere çıksa uzun uzun,
Dönerken yârı getirse yakasında.
Al karanfil olsa yaprakları kırgın,
Alsam onu gönül yakama taksam.
Koklasam yüreğimin nefesiyle.
Hiç ayırmasam canımın içinde kalsa,
Ne güzel olurdu değil mi?
Ya da bir güneş batsa kızılca kıyamet,
Büyülese kan kızılca canı yangın.
Alsa avuçlarının arasına yakmasa.
Sarıp sarmalasa katlı yaprak misali,
Delişmen sevdalar sussa sussa…
Hiç konuşmasa, yürek konuşsa sevdâca;
Ben geldim yâr!..
Kırgın yılların yorgun gecelerin ardından,
Sana geldim dese,
Ne güzel olurdu değil mi?
Yorumlar