Gül Efendim’e Bir Demet Muhabbet
- Süeda Gürlesin
- 21 Ağu 2016 - 13:42
- 2 dk okuma süresi
- -
- 0
Bu mektup; yaratılmışların en hayırlısına; size efendim. Size mektup yazmaya çalışmak; öyle müstesna, öyle ulvî bir his ki… Kelimeler kifayetsiz kalsa da, içimden geçenleri bir parça olsun anlatmaya niyetliyim…Siz ki; âlemlere rahmet olarak gönderilen Muhammed Mustafa (sav)’sınız. Siz ki; “Habibim” lütfuna mazhar olan Habib-i zişansınız. Siz ki; kainatın yaratılış sebebi, iki cihan serveri…
Sizinle şereflendi dağ ve taş. On sekiz bin âlem tanıyordu sizi. Adım adım ilerlerken, ağaçlar:“ Esselamu aleyke ya Rasulallah” diye selam veriyorlardı. Fahrî Kâinat, varlık nuru, habibî hüda efendim.Esselamu aleyke ya HabiballahEsselamu aleyke ya Nebiyallah.Esselamu aleyke ya Seyyidel evvelin vel ahirin.Ellerimiz sizin adınızı yazmakla şereflendi, dillerimiz sizin adınızı söylemekle yüceldi.Sizinle şereflendi kâinat. Zerreden kürreye… Karanlıkları aydınlatan bir nursunuz Efendim. Kararan gönüllere, katılaşan kalplere tutulan bir ışıksınız… Cahiliye döneminden asr-ı saadete, sizinle yükseldi insanlık. Taş kalpleri eriten siz oldunuz efendim. Mübarek çehrenize bir bakış, yeterdi gönüllerde İslam tohumlarının yeşermesine.Yüzümüz yok Efendim. Sizin yokluğunuzda haramlar sardı dört bir yanımızı.Tüketim diye yapılan israflar, açlıkla mücadele eden insanları unutturdu bize. Komşumuz açken tok yatar olduk efendim. Bizden değildir dediğin kişiler olduk. Affet efendim… Tut elimizden… Ancak sizi hatırlamakla huzur buluyor yüreğim. Sizi özledim Efendim. O kadar çok özledim ki; yeri doldurulamaz boşluk, tarif edilemez bir hasret…Mütebessim çehrenizi görmek, gül kokunuzu duymak isterim Efendim. Dolunaydan daha parlak suretiniz ile bizi görünce de tebessüm eder misiniz efendim. Uhud’da “kardeşlerimi özledim” dediğiniz kardeşlerinizden sayar mısınız bizi de. Ümmetinizden olduğumuzu, abdestli el ve ayaklarımızdan tanır mısınız efendim. Siz havz-ı kevser başında beklerken parlak bir çehre ile karşınıza çıkabilmek… Allah’ım sen bu saadeti bizlere nasip et! Sizi bir dakika görmek için neler yapmazdık ki… Nasip olsa da rüyada görsem siz efendimizi. Günahlarda boğulmuş kalplerimiz; siz mübarek, mutahhar Efendimizi görmeye layık değil biliyorum. Yine de efendim… Yine de sizi görmeyi çok istiyorum. Mübarek suretinizi görmek… Sizi gördüğümü hissetmek… Sizin mübarek sözlerinizi duymak… Dünyalara bedel… Tarifsiz bir his olmalı… Nasip et Allahım!Yer, mübarek davetinizi açıktan ilk kez yaptığınız Safa tepesi. Şu dağın ardından düşman gelecek desem inanır mısınız diye sormuştunuz ya efendim. Herkes inanırız demişti Size. Çünkü Siz efendim, El Emin’diniz. Güvenilecek en güvenilir insan… Mübarek lisanınız ile İslam’a çağırınca, katılaşmış kalpler anlayamadı sizi.Diri diri gömülen çocuklara uzattınız elinizi. Dayanamazdı bu acıya yüreğiniz. Siz efendim… En şefkatlimiz… Saliha kadın, dünyadan bana sevdirilen üç şeyden biri buyurdunuz. Doğunca kızınız Zeynep, sevindi o gül yüzünüz. Yemekler dagıtıp, şükrettiniz. Yeniden inşa ettiniz insanlığı. Adım adım ilerledi İslam medeniyeti. Yetişirdi sahabeler sizin o eşsiz sohbetlerinizde. Efendim, ben de Sizin sohbetlerinizde bulunmak, pürdikkat Sizi dinlemek, sahabeniz olmak isterdim.Güllerin gülistanı efendim. Deryada bir damla mîsali acizâne kelimelerimiz… Sizi anlatmaya yetmez. Kabul buyur efendim. Bizler ümmetinizin salih kullarından olmayı istiyoruz. Rabbim bizi doğru yoldan ayırmasın Efendim.Şefaat ya RasulallahŞefaat ya Habiballah…
Etiketler
Yazar Hakkında
Süeda Gürlesin
Hayy'dan gelip Hû'ya giden öğrendikçe yazan yazdıkça öğrenen aciz bir kul.
Yorumlar