Güncel

Gözlerimizin Önünde Tarih Kitapları Baştan Yazılıyor

  • 2 dk okuma süresi
  • -
  • 0
Gözlerimizin Önünde Tarih Kitapları Baştan Yazılıyor

Almanya, Hollanda vs… Bundan evvellikler ve bundan sonra da zincire eklenecek olanlar durduramayacakları bir akış içindeler ve bunu biliyorlar. Tarihe tanıklık ediyoruz . Son yıllarda olan bu. Olmaya devam edecek olan da bu. Surda gedik açıldı çünkü, o ahlar üstüne kurulan cilalı yapı çatlamaya başladı. Rabbim o çatlaktan sızmaya bizi vazifeli kılmıştır inşallah diyerek heyecanla akan bir su görüyorlar ve bunu durdurmak için haliyle çabalıyorlar olan da bu olacak olan da. Politik hamleler vs şeklinde madde madde izah edilecek ve dünya ölçeğinde kabul edilir mantıksal analizlerle ortaya dökülecek her şeyin sıradan izahı aslında bu.

Bizden evvel alanın aldığı verenin de verdiği, şekillenmiş, olmuş bitmiş bir tortu üstünde yaşıyor değiliz artık. Söylediğimiz sözler ‘iyi ki ‘ olmuş ya da  ‘keşke olmasaymış’ kelamları ile sınırlandırılmış değil. Durağan ve yalnız maziyi konuşan, durağan ve yalnız anını yaşayan bir ülke olarak yaşayıp kaybettiğimiz zamanlar da ardımızda kaldı. Uyuşan ayaklarımız çözüldü karıncalanmalar geçti.

Biz tarihe tanıklık ediyoruz. Hareketli, ayağa kalkmış, yaşayan, yürüyen, ses çıkaran bir ülke içindeyiz ve onunla birlikte yaşıyoruz. Türkiye hareketlendikçe, bağdaşını bozdukça mırıldanmaktan vazgeçip sesini çıkardıkça nereden nasıl yankılar geldiğini duya duya yaşıyoruz.

Biz, bereketli bir zamana denk gelmenin bahtiyarlığı içinden ve yazan kalemin tutucu tarafından bakarak şahitlik ediyoruz tarihe tekrar. Nasıl da özlemişiz bu hali diyerek şahit oluyoruz, dahil oluyoruz.

Bir köşede verildiği kadarını alan, içini çeke çeke mazisini yad eden, dünyanın besleme çocuğu gibi varlığını sürdüren bir ülke olamadık. Bunun olduğunu sanarak geçirdiğimiz senelerde içimizde biriken ne varsa hepsi ile bugün işte buradayız. Sahadayız. Meydandayız. Tam ortasındayız her şeyin. Tam karşısındayız karşısında olmak için geç kaldıklarımızın ve tam yanındayız yanında olmak için zaman kaybettiklerimizin.

Hamdolsun. Tarihin bu kesitine şahit olmamızı ve dahil olmamızı nasip eden Rabbime. Hamdolsun ki bu büyük ve şifalı çorbada benim de bir şekilde tuzum var diyebilecek yakınlıktan tarihin içinden geçmeyi nasip etti bizlere.

Gözlerimizin önünde tarih kitapları baştan yazılıyor. Kavramlar cızırdıyor, cilalar dökülüyor… Gözlerimizin önünde renkli ve illüzyonlu bir tiyatro sahnesi bal kabağına dönüşmeye başlıyor. Her şey aslına dönüyor. Hamdolsun. Tüm boyaların dökülüp aslın ortaya çıktığı günleri kuru sayfalardan okuyan değil an an yaşayanlardan olmak nasip oldu.

Evet. Zaman zaman elimiz kalbimizde olarak, zaman zaman yüreğimiz ağzımızda olarak ama var olarak , var olma umudunu yakalamış olarak şahitlik ediyoruz tarihe. Kafasını yorganın içine gömmüş ve tek gözü ile karanlığı izleyen bir korkak gibi değil ayakta ve hareketliliğin içinde durarak şahitlik ediyoruz.

Biz zafere niyet ederek ve söndüğünü hatta aslında bir efsane olduğunu sananları yalanlar şekilde gücümüzü de tekrar keşfederek işte buradayız demenin hazzı ile yazılan tarih sayfaları içine yerleşiyoruz. Kalanı da Allah’ın nasibine teslim ediyoruz.

Burası çok güzel. Buradan bakınca karşısı çok karanlık, sisli, pis kokulu… Sırf bu yüzden, canlı yayın tarih sayfalarının bu derece içinde olup ısrarla gözlerini bağlayanlara ne kadar üzülsek az aslında. Bu bir tercih değil çünkü artık. Bunca açık, aleni ve gürültülü akışı görememeye ‘bakmayı tercih etmiyor’ denilmez nasipsiz denilir. Allah nasip etsin diye de dua edilir. Öyle yapıyorum.

Etiketler
Gündem Batı Faşizmi Betül Sayan Kaya Hollanda Ortaçağ Demokrasisi

Yazar Hakkında

Esra Çakan

Laf söyleyen balkabağı

Yorumlar

  • 0 Yorum
Ziyaretçi olarak yorum yapıyorsun, dilersen Giriş yap