Gazze’ye Uzanan Kadın Ellerine İsrail Kelepçesi
- Esra Çakan
- 9 Eki 2016 - 14:03
- 2 dk okuma süresi
- -
- 0
Geçtiğimiz ay, 1998 yılında Gazze ile kardeş şehir ilan edilen Barcelona’dan uluslar arası katılımlı bir destek filosu yola çıkmıştı. Umut (Amal) ve zeytin( zaytouna) adlı iki gemi ile yola çıkan filo Amal adlı gemisinin arızası nedeniyle tek gemi olarak yola devam etmek zorunda kalmıştı. Yalnızca kadın gönüllülerden oluşan geminin amacı Filistinli kadınlarla dayanışma ve İsrail’in dayatmalarını dünyaya duyurma olarak duyurulmuştu.
Alınan haberler üzücü ama şaşırtıcı değil . Maalesef İsrail dünyaca göz yumulan adeta resmi izinli bir korsan gibi bu gemiyi de rahat bırakmadı. Gemiye uluslar arası sularda İsrail askerlerince el konuldu. İsrail ordusu yaptığı açıklamada geminin durdurulduğu ve rotasını değiştirmesi istendiği , reddedilince de arandığı bilgisi verildi.
On bir kişinin tutuklandığı ve iki gazetecinin de sınır dışı edildiği gemide bulunan Cezayir milletvekili Semira Davayifiyye, İsrail’in aktivistlere psikolojik baskı uyguladığını söyledi.Davayifiyye, El-Cezire ekibine ait cihazlar ile aktivistlere ait tüm çanta ve fotoğraf makinelerine el konulduğunu ifade etti.
“İsrailliler, aktivistler üzerinde korkunç psikolojik ve zihinsel baskı uyguladı. Ahlak dışı bir şekilde alıkonulmak en kötü muameleydi.” diyen Davayifiyye,
“Geminin limana varmasıyla güvenlik güçleri bizi büyük bir depoya götürdü ve orada suçluymuşuz gibi yoğun bir şekilde fotoğraflarımız çekildi, çantalarımız arama cihazlarından geçirildi ve sağlık kontrolünden geçirildik. İsrailliler bizden şahsi bilgiler istedi. Bu bilgileri topladıktan sonra bize ‘ İsrail’e yasadışı yollardan girdiğimize ve 10 yıl boyunca bir daha giremeyeceğimize’ dair İngilizce bir kağıt getirip imzalamamızı istediler. Daha sonra bizi bir hapishaneye koydular.” dedi.
Sputnik’in haberine göre, İsrail’in uluslararası sulardaki müdahalesinin ardından 5 Ekim’den bu yana Givon Hapishanesi’nde tutulan kadın aktivistler, sınırdışı edildi.
Filo, içlerinde Türkiye’nin de olduğu 15 ülkeden kadınların katılımıyla yola çıkmıştı. Türkiye’den katılan sporcu ve antrenör Çiğdem Topçuoğlu Mavi Marmara gemisinde de bulunmuş bir isim. İsrail askerlerince Mavi Marmara gemisinde şehit edilen Çetin Topçuoğlu’nun da eşi olan Çiğdem Topçuoğlu tek amaçlarının Gazze’nin sesini duyurmak olduğunu söylemişti.
Anlamak güç. ”Yolculuğumuzda karşılaşabileceğimiz tüm senaryoların farkındayız. Altını çizmek isterim ki biz şiddetle alakası bulunmayan bir filoyuz ve taşıdığımız tek şey insan hakları savunucuları ve onların umut ve dayanışma mesajları.” diyerek silahsız ve tamamen sivil olarak yola çıkmış bir yardım gemisine bu muamele reva görülüyor ve bir yaptırımla karşılaşılmıyorsa İsrail gibi gördüğü Filistinli gölgeye bile canı istediğinde top tüfekle saldıran bir korsan nasıl hala meşru bir devlet olarak kabul görüp zorbalıkları kendisini müdafaa olarak adlandırılabiliyor.Dünyada barış ve nizam sağlamayı vaat eden resmi kuruluşlar bu çarkı elleriyle gözümüzün içine baka baka döndürürken hala nasıl itibar görüp ciddiye alınabiliyorlar.Anlamak çok güç.Dünyanın şımarık gayrimeşru çocuğu ya da meşru korsanı haline gelmiş bir modifiye ülkenin, dünyanın jandarmalığına soyunmuşlarla nasıl da düzeyli ilişkiler içinde olduğunu görmek , barış derken kastettikleri böyle bir şey mi dedirtiyor.Dünyanın üç beş ülkenin oyun bahçesi olmadığını daha güçlü haykırabildiğimiz günlerin özlemi ve duası ile diyelim…
Not: Özgürlük Filosu Koalisyonuna bağlı 15 ülkenin katılımıyla oluşmuş geminin İsrailli bir katılımcısının olduğu da gelen haberler arasında.
Etiketler
Yazar Hakkında
Esra Çakan
Laf söyleyen balkabağı
Yorumlar