Toplum Aile

Feminizm/Batı'nın Yeni Silahı 'Müslüman Feminizmi'-3

  • 4 dk okuma süresi
  • -
  • 2
Feminizm/Batı'nın Yeni Silahı 'Müslüman Feminizmi'-3

Batı'nın Yeni Silahı 'Müslüman Feminizmi'

Batı ile Müslümanlar'ın yüzyıllardır sürdürdükleri hak ile batıl mücadelesinin yeni evresi, hiç kuşkusuz İslami toplumların temel taşını teşkil eden aile kurumudur. Aile kurumunun iki yapı taşı olan eşler yani erkek ve kadın unsuru ise sözde Batı eksenli modern düşünce hayatı ile yeniden formatlanmak istenmektedir. Modern İnsan Hakları bildirgelerinin birincisi “Fransız İnsan ve Yurttaş Hakları Bildirgesi” olarak 1789, ikincisi ise “BM İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi” olarak 1948 yılında imzalandı. Bu bildirgeler ile ortaya konulan fikir ise “tüm insanların eşit olduğu” fikridir. Bu ise İslâm dünyasında egemen olan kadın-erkek ayrımı ve erkeklerin üstünlüğü düşüncesine karşı olduğu için, kadınların eşitliği hatta üstünlüğü fikrini savunan bir düşünce, bir akım olarak “Müslüman/İslâm Feminizmini" doğurmuştur.

İnsan hakları adı altında bir düzenleme oluşturmak zorunda kalan hatta ikinci ve son hali olan Evrensel Bildirgesi’ni 71 yıl önce imzalayan geri kalmış, yobaz ve zillet içerisinde olan bir toplum mu Müslümanlar'ın örneği, hatta yol göstericisi olacak? Hayatımızı düzene sokan, değil insanlık tüm canlıların kurtuluşuna vesile olan en adil nizam İslâm risaleti, takriben 1400 yıl önce her türlü müşkülümüzü çözen İslâm nizamı değil midir? Allah (c.c.) insanı insandan daha iyi tanıyan ve bilen değil midir? Elbette insanlığı karanlıktan aydınlığa çıkartan, kişilere kendi misyonlarını öğreten hayat nizamı olarak İslâm’ı seçen Allah (c.c.)’dan başkası değildir. Öyleyse her ne olursa olsun ve hangi konumda ve durumda olursak olalım, kendi nefsimiz ve aklımızın üstünde Kur’an ve Sünnet’in var olduğunu unutmamamız gerekiyor. Yine örnek olarak ise Allah’ın Rasulü Muhammed Sallallahu Aleyhi ve Sellem’in örnekliğini göz ardı etmemeliyiz.

Batılı bir perspektiften bakıldığında “Müslüman kadın”, ister seküler olsun ister dindar olsun bütün kadınlara işaret etmektedir. Bu tanım, kültürel kimlik olarak ele alındığında problem yoktur ancak yapılan çalışmalarda, dini, kimliğini aslî unsuru olarak gören kadınlar ile seküler bir dünya görüşünü benimsemiş olanlar arasında ayırım yapmamak sorun teşkil etmektedir. Dolayısıyla Müslüman feministler, Kur’ân’a yaklaşımları açısından “seküler Müslüman feministler” ve “İslâmcı feministler” olarak ikiye ayrılabilir. Diğer bir deyişle İslâmcı feministler kategorisinde yer alanlar, feminist Kur’an okumalarını yaparken Kur’an metnini ve ayetlerini merkeze almayı önemserken diğer grup, yorumlarını daha bağımsız gerçekleştirerek ayetleri tahrif noktasına varabilmektedir.”

Her iki gurubun ortak özelliği ise Batı’da var olan feminizm anlayışını İslâm’ın kaynakları ile açıklamaya çalışmaları, daha doğru ifade ile tevil etmeleri olmuş. Nitekim Havle Derneği’nin mimarlarından olan feminist Hidayet Şefkatli Tuksal’ın Habertürk kanalında Prof. Dr. Mustafa Öztürk ve Prof. Dr. Caner Taslaman gibi tahrifatçıların katıldığı bir programda Nisa Suresi’nin 34. ayetinde geçen “...başkaldırdıklarını gördüğünüz kadınlara öğüt verin, onları yataklarında yalnız bırakın ve onları dövün...” hükmü ile alakalı görüşü sorulduğunda şunları söylüyor:

“Son zamanlarda Mehmet Okuyan veya Sonia Cihangir gibi hocalarımın yaptığı yorumlarda olduğu gibi bu ayette geçen “dövme” kelimesinin dövme değil de boşanma, uzaklaşma gibi anlamlara gelmesini çok ama çok isterdim. Hatta bazen inandığınızın tersine, tahrif edilme pahasına bu ayetin bu şekilde tercümesi keşke yaygınlaşsaydı diye düşünmedim değil. Fakat hem geleneksel tefsirlerde hem de Arapça'ya vakıf olan kişilerin tefsirlerinde bu kelimeyi nasıl kullandıklarına baktığımızda hiç de o kadar “dövebilirsiniz” anlamına uzak bir anlamda kullanılmadığını görmekteyiz. Ben burada kendime teselli olarak sadece şunu bulmuştum. O dönemde anlatılan kıssalarda Hz. Ömer’in hatta Hz. Ebubekir’in dahi sinirlendiklerinde kadınlara karşı ilk tepkilerinin şiddet uygulama olduğunu görüyoruz. Yani böyle rivayetler ne kadar doğru bilmiyorum ama böyle bir ortamda hemen şiddeti engelleyecek ve öncesinde bir müzakere sürecinden ve daha sonra küsme sürecinin devreye girmesini sağlamasını ben bir kazanım olarak gördüm. Fakat keşke böyle bir seçenek olmasaydı diye düşünmedim değil hatta canı gönülden de istedim açıkçası.”

Başka başka manalar çıkarmaya çalışıyorlar. 

İşte bu ve benzeri fikirler, ayet ve hadisleri kendi kadın-erkek eşitliği tezlerini teyit etsin diye tevil hatta tahrif etmeyi göze alan Müslüman Feminist bir aklın ürününden başka bir şey değildir. Bu zelil düşünce olgusu zamanla kendisini “Müslüman Feminist” olarak görmeyen hatta sorulduğunda bu menfi kavramı eleştiren çok tehlikeli bir akımı da oluşturmadı değil. Bu akımı daha iyi analiz edebilmemiz için günümüzün aile yaşantılarına ve o ailenin yapı taşları olan erkek ve kadınların toplum içerisinde nasıl yetiştirildiğine bakmak gerekiyor.

Toplumların hatta İslâm beldelerinde olan insanların ekseriyetinin gayri İslami bir ortamda yetiştiklerini, eğitim gördüklerini ve özel yaşantıları dâhil hayatlarına medya ve sosyal medya aracılığı ile yön verdiklerini gözlemlemekteyiz. Takriben 100 yıldır İslâm, hayatımızda merkezî bir konumda olmadığı, daha çok para ve eğlence eksenli bir yaşantı sürdürüldüğü için bu durum, tabii olarak o ailelerde yetişen çocuklara da menfi olarak yansımaktadır. Örneğin baba ve annenin full-time (tam zamanlı) çalıştığı bir ailede çocuklar, anne-baba terbiyesi görmemiş hatta annenin/kadının “çalışarak kendi ayakları üstünde durabilir” anlayışının ön planda olduğu bir ortamda yetişmiş olmaktadır. Üstelik Batı’nın kadına empoze etmiş olduğu kadın hakları ve iradesi fikrinden de yola çıkarak evde adeta evin reisi gibi hareket eden kadının annelik yaptığı bir ailede yetişen çocukların nasıl bir şahsiyete sahip olacağı da ortada. Bu çocuklar -özellikle kız çocukları-, daha sonra evlendiklerinde kendi kocalarına annelerinden gördükleri “baskın kadın” rolünü oynamaya kalkıştığında sonuç maalesef hüsran olmaktadır.

---------------------------------------------------------------

Seri devam edecektir. ''Feminizm/İslam'a Göre Kadın ve Erkek ilişkisi-4'' İçin takipte kalınız.

Kaynaklar harmanlanıp sunulduğu ve aralarda çokça kalemim yer aldığı için belli bir kaynak linkli yoktur. Linkler karışık olarak bağlantıya eklenmiştir.

Selam ve dua ile.
Vesselam...

Kaynak 1: https://kokludegisim.net/makaleler/batinin_yeni_silahi_musluman_feminist
Kaynak 2: https://kadem.org.tr/feminizm-nedir/
Kaynak 3: https://dergipark.org.tr/tr/pub/harranilahiyatdergisi/issue/50635/620538
Etiketler
feminizm Türkiye'de feminizm Başkaldırı İslam İsyan Diyanet aile Toplum Fert Kemalizm Yaratılış Feminizm üç dalga Kadın erkek SOSYAL ROLLER Toplumsal çatışma Ayaklanma batı Batıl Bid'ad Hadis Sünnet Ayet Kur'an Görev Sorumluluk İş hayatı Yaşama hakkı Özgürlük Eşitlik Seçim hakkı Hak Adalet Meşrutiyet Meşruiyet Caner Taslaman Tahrif Nisa Suresi 34 İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi Ömer Güncü omerg44

Yazar Hakkında

Ömer Güncü

Adıyaman Üniversitesi'nde Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik 2023 Mezunuyum. Çeşitli yardım kuruluşlarında ve sivil toplum kuruluşlarında yer aldım. Adıyaman Gençkızılay'da İl Baskan Yardımcılığı, Sosyal medya uzmanlığı, AFAD Adıyaman Baskanlik gönüllüğü, medya ve görüntüleme birimi sorumluluğu, Ahbap Hatay  Projesi Egitmenlik görevi. Adıyaman Anadolu Gençlik Derneği üniversite komisyonu teşkilat başkanlığı gibi görevlerde yer aldım.

.

Çok gezip, çok okumayı seven birisiyim. Okuduğum kitaplar ağırlıklı olarak psikoloji, din ve sosyoloji üzerinedir. Roman okumayı da çok severim. Psikoloji, din ve sosyoloji gibi alanlarda araştırma yapmaya yazılar okumaya ve bunlar üzerine yazmaya hevesli birisiyim. Çevremce işkolik olduğum söylenir. Ben kendimi geliştirmek, ilim ve irfan öğrenmek pahasına işkolik olmaya razıyım :) Hayatımın Gayesi; önce kendime, sonra dünyama faydalı olmak ve katkıda bulunmaktır. İnanıyorum ki kendimi değiştirirsem, ailemi, milletimi ve dünyamı değiştiririm. Yazılarım makale tarzı olup akıcı bir üslup ile yazılmıştır. Okurken kendinize bir şeyler katacağınıza eminim. İyi okumalar :)

Yorumlar

  • 2 Yorum
Ziyaretçi olarak yorum yapıyorsun, dilersen Giriş yap