Ertuğrul Gazi İstanbul'u Fethetti(!) mi?
- Hasan Kocapınar
- 17 Mar 2018 - 16:06
- 2 dk okuma süresi
- -
- 0
Başlığa bakıp yanılmayın arkadaşlar. Böyle bir durum olsaydı, muhtemelen Viyana bozgunu değil, Londra bozgununu konuşuyorduk olurduk bugün. Alternatif tarih bağlamında hayal edince tabi. Fakat böyle bir başlığı atmamın önemli bir sebebi var. Türk sinema ve televizyon tarihinde, bugüne kadar çekilen tarih temalı dizilerin ve filmlerin, yapım kalitesi olarak gitgide dünya standartları düzeyine yaklaşması, ancak edebi alt metin ve tarihsel sürece bağlılık itibariyle sınıfta kalıyor olmamız… Nitekim 1980 darbesi sonrası cuntanın direktifleri doğrultusunda çekilen Kuruluş/Osmancık dizisi bile son zamanlarda çekilen tarih filmleri ve dizilerinden, edebi alt metin ve tarihsel gerçekliğe uygunluk noktasında katbekat daha üstün. Her ne kadar yapım kalitesi ve savaş sahneleri itibariyle Kara Murat ve Battal Gazi filmleri düzeyinde olsa da.
Yazının girişinden tek kalemde tarih temalı bütün dizi ve filmlerimizi bütünüyle çöpe attığım zannına kapılmayın. Zira ne film eleştirmeni ne de yetkin bir tarihçiyim. Fakat ortada görülmemesi imkansız bir gerçek var ki; bu dizi ve filmlerde ki tarihsellikten kopuşu ve zaman itibariyle aynı devirde yaşamamış insanları, filmlerin ve dizilerin ana karakterlerine kutsallık ve ululuk yükleme gayretiyle buluşturmak, yahut tarihin akışını değiştirecek karakterler üzerinde bu denli kıyım yapmak, tarihin bizzat kendine yapılan büyük bir yanlıştır.
Birkaç dizi ve film temelinde problemin büyüklüğünü daha iyi anlayabiliriz. Kösedağ Savaşı genelde Türk tarihinin, özelde ise Anadolu Selçuklu tarihinin en büyük kırılma noktalarındandır. Nitekim Anadolu Selçuklu devleti bu savaştan sonra yıkılma sürecine girmiş, dolaylı olarak ise bu durum Kayılar’ın devletleşme sürecini başlatmıştır. Bu savaşta Moğollar’ın başındaki komutan, Kafkasya ve Azerbaycan valisi Baycu Noyan’dır. Koskoca Selçuklu ordusunu Kösedağ’da trajikomik şekilde yenilgiye uğratan. Fakat ne hikmetse Diriliş-Ertuğrul adlı TRT yapımı dizide daha hayatının baharında(!), daha Sultan Alaaddin yaşarken, Ertuğrul Gazi tarafından katledildi. Şimdi sormak lazım, Kösedağ Savaşı’nda Baycu Noyan nasıl ordunun başındaydı? Benden duymuş olmayın ama hayaletidir muhtemelen yahut sevimli hayalet arkadaşı Casper geçmiştir onun yerine.
Ancak şunu ifade etmek gerekir ki Diriliş- Ertuğrul yine de gerçeğe en yakın dizilerden bu kategoride. Zira Muhteşem Yüzyıl ve ilk çekilen ve birkaç bölüm süren Fatih dizisi düşünüldüğünde. Ne yazık ki bu iki dizide olanlar, Fatih’in, Kanuni’nin, Pargalı’nın, Sokullu’nun ve daha nicelerinin kemiklerini sızlatır cinsten. Nitekim Osmanlı Devleti’nin hareme sabitlendiği, oryantalist batı temelli kitap ve gravürlerden fırlamış karakterleri buluyoruz karşımızda. Ama unutmadan izlenme oranlarını tutturması lazım bu dizilerin ve bizim de tarihi gerçekleri ve değerleri ayaklar altına alıp, her bölümünü reyting rekoruna koşturmamız lazım.
Sorunlardan bahsettik fakat çözüme dair konuşmadık hiç. Yalnız çözüm belli aslında. Yapılan dizilerin danışmanlığına zor olsa da İlber Ortaylı, Murat Bardakçı gibi tarihe gönül vermiş değerli şahsiyetleri getirmek. Sonrasında ise özel televizyon kanallarında gerçek bir tarih dizisi yapılana kadar devlet televizyonunda devlet destekli öncü tarih dizileri yapılması. Ancak haksızlık etmemek gerek. Nitekim şu an yapılan da bu öneriden farklı değil. Ancak yapılan hayati eksiklikler ve hatalar mevcut. Temennim o ki tüm bu eksiklikler ve yapılan hatalar bundan sonraki yapımlarda tekrar etmez ve göğsümüzü gere gere izleriz, gerçekten kopmadan ve tarihsellikten uzaklaşmadan…
Etiketler
Yazar Hakkında
Hasan Kocapınar
Amatör ruhla yazılar yazan biri.
Yorumlar