Din Toplum Aile

Düğün Bayram Olsun Hüsran Değil (2)

  • 6 dk okuma süresi
  • -
  • 0
Düğün Bayram Olsun Hüsran Değil (2)

İslamda taraflar kolay bi şekilde evlenebilsin diye zaman zaman mehirde dahi kolaylık sağlanmış ve hazır bir eve konmak yerine, asli ihtiyaçlar karşılanıp, eşlerin el ele vererek kalan ihtiyaçları beraber ve mutlu bir şekilde tamamlaması tavsiye edilmişken, bu batı adeti düğünün mecbur bıraktıklarına baktığımızda hala bu düğünlerde ısrar edenlerin, “Yemin olsun ki, Allah’ın Resûlü’nde sizin için; Allah’a ve ahiret gününe kavuşmayı uman, Allah’ı çok zikreden kimseler için güzel bir örnek vardır.” (Ahzab /21) ayetine ısrarla kulak vermeleri ve her fırsatta müracaat etmeleri gerekmektedir. Her ne kadar saydıklarımız normalleşmiş ise de inanın bir neslin ahlakını yerle bir edecek kadar büyük problemlerdir. Bu elzem olan problemlerin çoğunun basit görülmesi ise en büyük problemdir. Zira bu çağın en büyük problemi günahı küçük görmek ve dert etmemektir. İslamda “Kolaylaştırınız zorlaştırmayınız” [Buhârî, İlm 12, Edeb 80; Müslim, Cihad 6, 7, (1732-1733)] düsturu prensip edilirken, batı kültüründe “zorlaştırınız acımayınız” düsturu prensip edinilmiştir. Buraya kadar anlatmaya çalıştıklarımızı ayeti celilelerle ve hadisi şeriflerle taçlandırarak nihayete erdirirsek meselenin idraki noktasında daha hayırlı olur kanaatindeyiz.

“Kaynaşmanız için size kendi cinsinizden eşler yaratıp da aranızda sevgi ve merhamet peyda etmesi de O’nun varlığının delillerindendir. Doğrusu bunda, iyi düşünen bir kavim için ibretler vardır” (Rûm /21). Allah varlığına delil saymış kendisi ile huzur bulunan eşi. Başka söze ve izaha gerek yok zaten !

“Sizden bekârları ve kölelerinizle câriyelerinizden sâlih olanları evlendirin. Eğer fakir olurlarsa Allah onları fazl ve keremiyle zengin kılar. Allah vâsi’dir, âlimdir” (Nûr, 24/32). Bu ayette Allah açıkça zenginliğine vurgu yaparak evlenen çiftlerin yardımcısı olacağını beyan ediyor. Hz.Ebubekir (r.a)’ın “Her kim bu ayete İman ederse, Allah imanının gereğini tecelli ettirecektir!” dediği rivayet edilmiştir. Bu ayete iman eden he kreş bilmelidir ki kul gayret ederse Allah yardımcı olacaktır; zira Allah vaadinden asla dönmez!

“Onlar (kadınlar) size örtüdürler, siz de onlara örtüsünüz!” (Bakara /187).

Ne müthiş bir teşbih değil mi? İffetimize haysiyetimize kusurlarımıza kısacası her şeyimize örtüdürler ve her şeylerine örtüyüz. Evliliğin önemini çok net bir şekilde vurgulayan bu ayete gönül kulağı ile külah veren muhafazakar amcalarımız, evlatlarını evlendirmek için kesinlikle kolaylık yolunu tutacaklardır.

Peygamberimiz sallallahu aleyhi ve sellem, “Size, dînî, ahlâkî yaşantısı hoşunuza giden kimseler (kızınıza, kız kardeşinize vs. talip olmak için) geldiğinde, onları evlendirin. Aksi takdirde yeryüzünde kargaşa ve büyük bir ahlâkî bozukluk olur.” buyurmaktadır. (Tirmizi, Nikah, III; 394,) Bu hadis başlı başına konu edinilmesi gereken bir hadistir. Zira kıza denk, dindar bir kişi talip olunca fakir bile olsa evlendirmek gerektiği beyan edilirken, evlendirilmediği takdirde yeryüzünde ahlaki yozlaşmanın kaçınılmaz olduğu çok can alıcı bir şekilde vurgulanmıştır. Vakıa böyle midir peki? El cevap; kesinlikle evet. Şu an ahlaki yozlaşmaya aranacak en büyük sebeptir, ahlaklı ama fakir gencin kapıdan çevrilmesi. Allah nasip ederse bu mevzuya da değinmek isteriz bir gün.

Hazreti Âişe radıyallâhü anhâ anlatıyor: Resûlüllah (aleyhissalâtü vesselam) buyurdular ki:

“Nikâh benim sünnetimdendir. Kim benim sünnetimle amel etmezse benden değildir. Evleniniz! Zira ben, diğer ümmetlere karşı sizin çokluğunuz ile iftihar edeceğim. Kimin maddi imkânı varsa hemen evlensin. Kim maddi imkân bulamazsa, oruç tutsun” (Buhâri)

“Evlilikle meşgul olmak kendini nâfile ibadetlere vermekten daha faziletlidir. Çünkü evlilikte nefsi haramdan koruma ve çocuk yetiştirme gibi önemli hususlar vardır” (İbn-i Âbidin, III, 3)

Beyhakî ve Taberanî’nin rivâyet ettikleri bir hadiste Hz. Peygamber (s.a.s.) şöyle buyurur: “Evlenmeye gücü yetip de evlenmeyen benden (benim ümmetimden) değildir.” Peki evlenmeye mani olan dünya endeksli ebeveynler bu hadis-i şerife göre Efendimiz’in ümmeti dahilinde midir?

Evlilik konusunda Resulullah (s.a.s.)’ın şu davranışı, insanın nefsi duygularına gem vurması, insan hakikatına ne denli vakıf olduğunun en büyük delillerinden kabul edilir; şöyle ki: Buhâri ve Müslim’in Enes (r.a.)’den rivâyet ettikleri bir hadiste şunları görmekteyiz: “Üç heyet, Resulullah’ın yanına gelerek, onun ibadetini sordular. Kendilerine Allah Resulü’nün ibadeti hakkında bilgi verilince, -Onun ibadetini az bulacaklar ki şöyle dediler: “Resulullah ile biz bir olabilir miyiz! Onun geçmişteki ve gelecekteki günâhlârı bağışlanmıştır.” İçlerinden biri tüm geceyi namaz kılmakla geçireceğini, diğeri devamlı oruç tutacağını ve üçüncüsü de kadınlara yaklaşmayacağını ifade ettiler.” Daha sonra Rasûlullah (s.a.s.) bu durumu öğrenince onları çağırıp şöyle buyurdu: “Allah’a yemin olsun ki ben sizin Allah’tan en çok korkanınız ve O’ndan en fazla sakınanızım; fakat zaman zaman oruç tutar ve iftar ederim; namaz kılar ve uzanıp yatarak istirahatte bulunurum; kadınlarla da evlenirim. Benim sünnetimden yüz çeviren benden (benim ümmetimden) değildir” (Buhâri, Nikâh, 1; Müslim, Sıyâm 74, 79).

Hz. Peygamber (s.a.s.), evliliğin sağladığı yararları, bir grup gence hitapları sırasında şöyle dile getirmişlerdir; “Ey gençler, sizden evlenmeye gücü yeten kimse hemen evlensin; zira evlilik gözü haramdan en iyi koruyan ve tenasül uzvunun en sağlam kalesidir. Evlenmeye imkânı olmayan ise oruç tutsun; zira oruç şehveti kırmaktadır” (Buhâri, Savm, 1, Nikâh, 2 3; Müslim, Nikâh,1, 3; Ebû Dâvûd Nikâh, 1, İbn Mâce, Nikâh, 1). Evliliğe engel olacak kadar isteklerde bulanan ve gençlerin iffetlerini muhafaza etmelerine engel olan muhafazakarlar yarın huzur-u mahşerde Rasulullah’ın yüzüne nasıl bakacaklar ?

Son olarak evliliğin hükmünü söyleyip meseleyi nihayete erdirme kanaatindeyiz inşallah.

Evliliğin Hükmü :
1. Evlenmediği taktirde zinaya düşeceği kesin olan kimsenin (mehri verecek ve eşinin geçimini sağlayacak durumda ise) evlenmesi farzdır.
2. Yine evlenmezse zinaya düşme tehlikesi bulunan kimsenin (mehir ve nafakayı sağlayacak durumda ise) evlenmesi vacibtir. Hanefiler dışındaki çoğunluk farz ve vacib arasında bir ayırım yapmaz. (İbnül-Hümâm, Fethu’l-kadir, II, 342; el-Kâsânî, el-Bedâyî’, II, 260 vd.).
3. Cinsel bakımdan itidal halde bulunanların evlenmesi sünnettir. İtidal; evlenmezse zinaya düşeceğinden korkulmayan, evlenirse de eşine zulüm yapacağından endişe duyulmayan kimsenin halidir.
Hz. Peygamber ve Ashab-ı kiram evlenmişler ve onlara uyanlar da bu sünneti sürdürmüşlerdir. Tercih edilen görüş budur (bk. el-Fetâvâl-Hindiyye, I, 267). Bu kadar ayet, hadis ve açıklamanın yeterli olduğu kanaatindeyiz.
El-Merdâvî -Allah ona rahmet etsin- bu konuda şöyle demiştir:
“Bir erkeğin; babası, dedesi, çocukları ve torunları gibi, nafakaları kendisine gerekli olan kimselerin, namuslu ve iffetli olmalarını sağlaması (evlendirmesi) onun üzerine farzdır. Bu, İmam Ahmed’in mezhebinden sahih olarak gelen görüştür.” (el-İnsaf; c:9, s:204)

Muhammed b. Salih el-Useymîn (Allah ona rahmet etsin) bu konuda şöyle demiştir:
“İnsanın evliliğe olan ihtiyacı, bir zorunluluktur. Belki bazen onun yeme ve içmeye olan ihtiyacı gibidir. Bunun içindir ki ilim ehli şöyle demişlerdir:
Nafakası kendisine gerekli (vâcip) olan kimsenin, evlendirmeye malı yetiyorsa onu evlendirmesi gerekir. Bundan dolayı oğlunun evlenme ihtiyacı varsa ve yanında evlenecek parası da yoksa, babanın onu evlendirmesi gerekir. Fakat bazı babaların, gençlik yıllarındaki hallerini unutarak oğlu kendisinden evlendirmesini istediğinde ona: “Alın terinle kazanıp evlen!” Dediğini işittim. Bu davranış, câiz değildir ve evlendirmeye gücü yetiyorsa, bunu yapmaması ona haramdır. Gücü yettiği halde oğlunu evlendirmezse, kıyâmet gününde onunla hesaplaşacaktır.” (İslâm’ın Rükünleriyle İlgili Fetvâlar, s: 440-441)
Rabbim ümmetimize uhrevi gönüllü olma izzetini bahşetsin ki dünyevi bahanelerle gençliğimizin imanını ve hayasını göz göre göre kaybetmesine seyirci kalma utancından kurtulabilelim. Rabbim bizi istikametten ayırmasın. Ölene kadar nefsimizi, kıyamete kadar neslimizi imandan ayırmasın. Hatalar nefsimden doğrular Allah’tandır. Zafer yakındır istikbal İslam’ındır.

Etiketler
evlilik Muhafazakar gençler oruç mehir

Yazar Hakkında

Yorumlar

  • 0 Yorum
Ziyaretçi olarak yorum yapıyorsun, dilersen Giriş yap