Din Edebiyat Güncel

Din ve Güncel Hayat

  • 5 dk okuma süresi
  • -
  • 0
Din ve Güncel Hayat

Güncel hayat içerisinde hiç şüphesiz ki en çok yer teşkil eden meseledir din. Bu öyle boyutlardadır ki zaman zaman savaşlara dahi sebebiyet verebilecek boyutlara ulaşmıştır. Güncel hayattaki etkisini anlamak adına savaşlar yeterli iken diğer etkilerine de bakarsak toplumun güncel yaşantısını nasıl etkilediğini anlamış oluruz.

Öncelikle günümüz güncel yaşantısı modernitenin esareti altında olup soğuk teknolojik savaşlara beşiklik yapmaktadır. Gelişen her teknolojik atılım hayatı hem kolaylaştırmış hem de zorlaştırmış ve zaman zaman içinden çıkılmaz hale dahi getirmiştir. Bu gelişimlerin ve gelişimlerle beraber gelişen yeniliklerin elbette maddi yönü gibi dini bir yönü de olmuştur ve bu gelişime sebep olan bu iki etki vesilesi ile güncel hayat her dönemde şekillenmiştir. Bizler toplumların kendi dinlerini yaymak adına savaştıklarını tarihi sahnelerden defaatle okumuş ve hatta yakın tarihimizde dahi (Kudüs için İsrail-Filistin savaşı) bunu acı tecrübelerle temaşa etmiş ve dini bir sembolün insan hayatına ve devlet stratejisine nasıl yön verdiğini öğrenmiş ve görmüşüzdür.

Buna kendi medeniyetimiz de dahil her medeniyetin kayıtsız kalmadığı kalamadığına tarih şahitlik etmiştir. Ashab-ı Güzîn islamı yaymak adına fetih üzerine fetih yaparak tüm cihana islamı yaymayı dert edinmiş ve tek bir güncel mesele etrafında hayatını idame ettirmiştir ki o mesele “İSLAMIN TÜM CİHANA YAYILMASI” idi. Ashabı Güzin Çin’den Endülüs’e kadar tüm cihanı kuşatmış ve islamı yayma gayreti ile yardan ve serden geçmiştir. Bunun sebebi de hiç şüphesiz dinimizdir. Yani cehaleti asr-ı saadete çeviren de dindir, yaşantıyı her an fedaya hazır kılan da din. Güncel yaşantıyı hazlardan imana galb eden de dindir rehavetten gazvelere ve seriyyelere galb eden de din. Selehaddin Eyyubiy’i uyutmayan, güldürmeyen ve Kudüs’ü almaya yemin ettiren de dindir, haçlıları hezimetten sonra alevlendirerek Kudüs’ü alma aşkıyla yakıp kavuran da. İsrai’i terörizme sevk eden de inandığı dinidir, batıyı subliminal mesajlarla ahlaksız bir nesil inşa etmeye sevk eden de. Bütün bunların etkisine ve seyrine ve dahi mücadelelerine baktığımızda gördüğümüz ortak payda “hak olsun batıl olsun, bir dinin dava edilmesi” dir.

Yani güncel hayatımıza şekil veren ve güncel hayatların tamamını şekillendiren ilk unsur her şeyden önce dindir. Yukarıdaki bahsettiğimiz  “teknolojik savaşın olumlu ve olumsuz etkileri ile dinin bağlantısı nedir?” sorusu akla gelebilir diyerek bu soruyu da cevaplayıp meseleyi toparlayalım inşaallah.

Öncelikle teknoloji atılımların maddi boyutu bir yana, hayatı kolaylaştırma gibi bir gayeye müncer olduğu söylenmiştir. Ama her teknolojik gelişim dava sahiplerini davaları gereği insan hayatını alt üst etmeye sevk etmiştir ve hayatı kolaylaştırırken hayatları karartmıştır. Atom parçalanmış ve bu birçok bilimsel gelişmeye kapı açmışken, batıl dava sahipleri bunu “Japonya’daki hayatları karartarak” kötüye kullanmış ve bunu ülkesinin bekası için yaptığını söyleyerek çaldığı minareye kılıf biçmiştir. Uçaklar, füzeler, tanklar, ihalar, sihalar, robotlar, silahlar, ateşleyici mekanizmalar ve daha bir sürü şey insan hayatının bir kısmını kolaylaştırırken, birçok batıl dava sahibini de kendi batıl davalarını müdafaa etmeye ve yaymaya sevk ederek nice hayatları karartmıştır. Güncel meseleleri yeni yerleri kuşatmak ve işgal etmek şeklinde değiştiren etmen ise kendi inandıkları batıl davalarıdır. Yani bakıldığında inandığı batıl din kendisine “davan için bunu yapman mübahtır” diye dikte etmekte, kişi de davasına körü körüne bağlı olduğu için bunu dininin gereği olarak görev addetmekte ve nice hayatları güya hayatları kolaylaştıran teknolojilerle karartmakta.

Bütün bu serdetmeye çalıştığımız meselelere baktığımızda ise kesin olarak gördüğümüz bir şey var ki o da “din asıl etmendir, gerisi furuat.”

Buraya kadar anlatmaya çalıştıklarımıza baktığımızda olumsuz bir manzara çıkıyormuş gibi gelebilir ancak; bu batıl dinlerin batıl dava sahiplerinin batıl eylemlerinden ötürü oluşan tablodur. Hak din İslam’ın güncel hayatı nurlandırmasına baktığımızda ise ruhumuzda çiçekler açacaktır, güller bitecektir. Zira Ramazan geldiğinde dışarıda yeme ve içmenin bitmesi, görgüsüzlüklerin azalması, insanların yediği yemeği ”ulaşamayan vardır diye” paylaşmaktan hicap duyması, ramazan sonrasında fitre sadakaları ile fakir fukaranın sevindirilmesi ile toplumsal hayattaki birçok sıkıntıya merhem olunması, bayramın sevinci ile garibanların, fukaranın ve çocukların sevindirilmesi, kurban bayramı ile bir çok faydanın toplumu kuşatması, zekat ile fakirlerin evlerine gül gibi bitmek, camilerde kılınan cemaatle namazların toplumsal ülfeti peyda etmesi, “emri bi’l ma’ruf ve nehyi ani’l münker” yapmak sureti ile kişilerin kardeşlerinin hatada ısrar etmesine seyirci kalmaması ve lisanı-ı münasip ile uyarması, Müslümanların birbirlerini kardeş olarak görmesi, bu kardeşlik çerçevesinde hareket etmesi ve daha bir sürü İslami eylem insan hayatını ve insanların hayatlarını aklandırıp nurlandırmakta ve güncel meseleleri o an olması gereken neyse o hale getirerek toplumsal ahvali düzenlemektedir. Yani saydığımız meselelerden birinin olduğu an bütün güncel mesele o olmakta ve toplumumuzun tamamı buna kayıtsız kalmamakta.

Mesela Ramazan-ı Şerifi idrak ettiğimiz şu anlarda hepimizin güncel meselesi hiç şüphesiz oruç tutmaktır. Yani oruç tutan sahur, iftar, teravih telaşında, tutmayan da oruç tutanlara saygı duyma (istisnalar elbette ziyadesi ile mevcut) telaşında. Güncel hayattaki gündem ise oruç olmaktadır. İşte dinin güncel hayata etkisi böyledir. Güncel hayatta inansın veya inanmasın, toplumun bütün kesimi dine kayıtsız bir tavır takınamamakta ve din güncel hayatı ve gündemi muazzam bir şekilde etkilemektedir.

Sözün özü tarihin her safhasında gündemi belirleyen ana unsur din olmuştur ve güncel hayat gündem muvacehesinde şekillenerek doğrudan dinin etkisi ile şekil almıştır. Buna itiraz etmeye yönelik bir gayret içerisine girenler inanmadıkları için yapmaya azmetmişler ancak farkında olmadan onlar da güncel hayatın şekillenmesinde etkili olan gündemin din olmasına sebebiyet vermişlerdir. Bu bizlerin inandığı din olan aziz din İslam’ın vaadi olup, olmasını beklediğimiz ve dahi olması için mücadele ettiğimiz bir haldir. Tek farkla; ki bizler medeniyetimizin gereği bunu insani bir şekilde yapmaktayız ve bunu yaparken de canlıya zarar vermemeyi amaçlamakta hatta ölülerin bizlerde dirilmesi gayesi ile yola revan olmaktayız. Batının medeniyetsizliğinin aksine; onlar öldürürken biz oldurmakta, onlar yok ederken biz var etmekte, onlar kahrederken biz yar olmakta ve onlar süründürürken biz sevindirmekteyiz. İşte güncel hayatı tanzim eden ve güncel hayatın müşkilatına çözüm üreten İslam düzeni!

Rabbim bizlere muvaffakiyet ihsan eylesin inşallah. Her zaman güncel olan ve gündem olan dinimize sımsıkı sarılabilmeyi ve emirleri doğrultusunda yaşayarak kainata haykırabilmeyi nasip eylesin inşallah. Hatalar bizden doğrular Allah’tandır.

Gayret bizden muvaffakiyet Allah’tandır.

Zafer yakındır istikbal islam’ındır.

Etiketler
batı hayat Din Filistin güncel İslam Gündem Kudüs Medeniyet insaniyetmektebi Selahaddin Eyyubi

Yazar Hakkında

Yorumlar

  • 0 Yorum
Ziyaretçi olarak yorum yapıyorsun, dilersen Giriş yap