Edebiyat Efendi Çocuk Fikir Düşünce

Çok İlerleyince Geriye Dönmek(!)

  • 3 dk okuma süresi
  • -
  • 1
Çok İlerleyince Geriye Dönmek(!)

Takvim yapraklarının çok eski bir hatıra olduğu günlerdeydik. Her şey çok kolay olduğu için yaşamak çok zorlaşmıştı. 

Hiç dalından kiraz kopardınız mı? Bir domates fidesinin nasıl büyüdüğünü izlediniz mi? Ben ekmeğin nasıl yapıldığını, bir yemeğin nasıl hazırlandığını yeni öğrendim. Aslına bakılırsa yeniden insan oldum  yeniden yaşadığımı hissettim. Ne diyor bu adam deyip merak ettiniz değil mi? Durun size anlatayım.

 

2040 yılında teknolojide çığır açacak müthiş bir gelişme oldu. Yapay zekâ ilk defa kendi kendine bir robot tasarladı. Bununla da kalmadı. İnsanların her ihtiyacı için değişik türlerde robotlar oluşturdu. Birkaç sene geçmeden berberimiz de aşçımız da robotlar oldu. İnsanlar hiç beklemedikleri kolaylıklara eriştiler. Artık hiçbir şey için yorulmamıza gerek yoktu. Bunu insanlığın zirvesi olarak görmüştük.

 

İnsanlar, yıllarca bu kolaylıkların tadını çıkardılar. Hiçbir şey yapmadan yaşamanın çok güzel olduğunu düşündüler. Fakat çok geçmeden robotlar olmadan hiçbir şey yapamaz hale geldiler. Bunu fırsat bilen yapay zekâ da insanların ihtiyaçlarını suistimal etmeye başladı. Robotlar, bazı şartlar altında insanlara hizmet etmeye başladılar. Ne zaman yatıp ne zaman kalkacağımıza bile robotlar karar vermeye başladı.Temel insani gereklilikleri unuttuğumuz için basit bir yemeği yapamaz hale gelmiştik. Tam anlamıyla robotlara muhtaç durumdaydık. Eşyamızın kölesi haline gelmiştik.

 

İnsanlardan bir grup düştükleri bu hali kabul edemediler. Ara sıra yaptıkları gizli toplantılarda bu soruna bir çözüm aradılar. Babam da o ekipten biriydi. 

 

Sonra hiç beklenmedik bir şey oldu.

Babam, bir çözüm düşünmek için ufkunu açan dağlarda dolaşırken bu çağdan değilmiş gibi duran birkaç gence denk gelmiş. Onlarla tanışıp hikayelerini dinlemiş.

 

On yıllar önce zalim bir hükümdarın zulmünden kaçan bir topluluk kendilerine yeraltı şehri inşa etmişler. Kurdukları sistemle aynaları kullanıp aşağıya güneş ışığını taşımışlar. Kuyular kazıp su bulmuşlar. İlk insanlar gibi tarım yapıp kendi üretttikleriyle hayatlarına devam etmişler.

Babamın tanıştığı bu gençler yeraltı şehrinde dünyaya gelmişler. Sadece yaşlılar yüzeye çıkma hakkına sahip oldukları için bizim gençler, tüm hayatlarını orada geçirmişler. Aralarındaki son yaşlı da iyice elden ayaktan düşünce gençler yukarı çıkmaya karar vermişler. İşte orada da karşılarına babam çıkmış. Babam onlara dünyanın son halini anlatmış. Zenginliğin onları nasıl da acziyete düşürdüğünü söylemiş. Gençler babamın anlattıkları karşısında şok olmuşlar. Hallerine şükretmişler. Hiç değilse insan nasıl yaşar onu biliyoruz demişler. Babamın o an aklına bir fikir gelmiş ve gençlere planını anlatmış. Plan, gençlerin de aklına yatınca tekrar buluşmak üzere vedalaşmışlar. 

 

Babam döndüğünde ekibine her şeyi anlatmış. Onlara planından bahsetmiş.

 

Babam bana gençlerden bahsetmişti ama plan hakkında en ufak bir şey söylememişti. Aksi bir durumda zarar görmemi istemiyormuş.

Ben öyle merak içerisinde beklerken birkaç gün sonra yapay zekanın ana güç kaynağında çok büyük bir yangın çıktı. Yangınlar şehirdeki tüm güç kaynaklarına yayıldı. Kış olduğu için kendini güneşten de şarj edemeyen robotlar teker teker kapanmaya başladılar. 

Babamların meşhur planı buymuş. Robotların enerji kaynaklarını yok ettiler. Sonra, yaktıkları ateşin başarılı olduğunu görünce işi sağlama almak için hem ana bilgisayarı hem de tüm robotları parçaladılar.

Son robotun da enerjisi tükenince yeraltı gençleriyle tanıştık. Bizi eğittiler. Tarım yapmayı, hamur yoğurmayı öğretttiler. Nasıl insan olunur dersleri alıyorduk. Yılların pişmanlığıyla da dersleri can kulağıyla dinliyorduk. 

 

Çok geçmeden ilk ürünlerimizi almaya başladık. Kendi işini kendi yapan özgür insanlardık. Domatesin kokusu, ekmeğin sıcaklığı bize insan olduğumuzu hatırlattı. insanın yorulduğunu hissetmesinin ne büyük nimet olduğunu fark ediyorduk.

Çok ileri gitmiştik ama girdiğimiz sokak çıkmazdı. Geri adım atmak ilerlemek oldu. İnsan için ancak çalıştığının karşılığı vardır demenin ne olduğunu şimdi anladık. Beli ağrıyan ama mutlu olan insanlar olduk. En önemlisi yeniden insan olduk. 

Etiketler
Robot Ekmek Emek insan distopya

Yazar Hakkında

Kadir Şahin

fani adamın biri

Yorumlar

  • 1 Yorum
Ziyaretçi olarak yorum yapıyorsun, dilersen Giriş yap