Din Fikir Düşünce Medeniyet

Cehaletten Saadet Devrine Kardeşlik

  • 3 dk okuma süresi
  • -
  • 0
Cehaletten Saadet Devrine Kardeşlik

Karanlık… Kapkara…Alabildiğince karanlık bir dönemdeydik…Ahlaksızlığın haksızlığın zirve yaptığı,Çoğu kimsenin babasının kim olduğunu dahi bilmediği,Zalimlerin zulmettiği mazlumların inim inlediği bir dönem yasıyorduk…Tevhit inancını unutup yüzlerce puta inandığımız bir dönemdeydik…Hakkı unutup batıla öyle birsaplanmıştık ki acıkınca yediğimizputlarımız bile vardı… Bunun yanındakalplerimize de diktiğimiz putlar vardı…Evet dikmiştik şan şehvet şöhret ve daha nice putları kalbimizin ortayerine…Kalplerimiz dillerimiz gözlerimiz düşüncelerimiz bütünüyle kapkara bir bataklığın içindeydi…İşte kızlarımı diri diri gömdüğümüz canavarlığın hakktanımamazlığınputlaştığı dönemin adıydı CAHİLİYE…

Karanlığın son noktasıydı artık…Bir ışık bir nur bir güneş gerekliydi…Tıpkı gecenin zifiri karanlığını aydınlatan güneş gibi…Ölü toprakları yeşertecekBuzları eritecek,canlılara can katacak bir güneş gibi…

Evet Kupkuru ağaçlara dönüşmüşinsanları dallandıracakGaddar fırtınaları durduracak bir bahar beklentisi vardı…

Evet Efendiler EfendisininSultanlar sultanının dönemi geliyordu…Karanlık aydınlanıyor ,Beklenen güneş doğuyordu…Beklenen Bahar geliyordu…Yer altın çürümeye mahkum çekirdekler yeşeriyordu…Cehaletin katılaştırdığı kalplerimiz tıpkıbaharın gelişiyle eriyen buzlar gibi eriyor çağlayanlar oluyordu…Habibullah sevgisiyle coşan gönüller sel olup akıyordu…

Yüzyıllardan süregelen kabileler arası savaşlar son buluyorEzeli düşman Evs ve Hazrec kabileleri bile barışıyordu…Öyle ki içimizdeki kin ve nefret putlarını da bir bir yıkılıyordu…Allah Resulünün gelin kardeş olun çağrısıyla ektiği tohumlar tüm ihtişamıyla yeşeriyorAyetin “Müminler ancak kardeştir” ifadesi adeta tablolaşıyordu…Evet kardeş ilan ediliyorduk…Hem öyle bir kardeşlik ki malınınyarısını kardeşi için feda edildiği bir kardeşlik…Daha önceleri insan muamelesi göstermediğimiz kölelerle aynı safta omuz omuza bir kardeşlik…Kardeşi doysun diye kaşığını tabağa boş bandıran bir kardeşlik…Haklı olmasına rağmen kendisini haksız ilan eden kardeşlik…Evini bölüp yarısını muhacir kardeşine veren bir kardeşlik…Ve yine Ayetlerin deyimiyle“İyiliği emreden kötülükten alıkoyan Allah’ın ipine sımsıkı sarılan” bir kardeşlik…Kardeşinin ihtiyacını kendi ihtiyacına tercih eden bir kardeşlik…Bu kardeşlik için illa anne babanın bir olması gerekmiyordu…Tek olan Allah’a Resulü Muhammed Mustafa ya inanmaktı bu kardeşliğin ortak temeli…Bunun adı büyük bir ihtişamla inşa edilen İslam medeniyetinin temel taşları Ensar ve Muhacirin kardeşliğiydi…Bunun adı ırk renk kabile farkının olmadığı Tek olan Allah’a ve Resulü Muhammed Mustafa’ya imanın kardeşliğiydi…Evet Bu nebiler nebisinin ve mübarek ashabının dönemiydi…Kardeşliğin, sevginin, yardımseverliğin,dostluğun, vefanın ve fedakarlığın sembolleştiği adetaresmedildiği bir dönemdi…Bunun içindir ki Asrı saadet olarak adlandırılıyordu…

Bu eşsiz dönem için “mükemmel harika müthiş “ve daha nice kelimeler fakir ve aciz kalıyordu…Çünkü ayetlerle donatılan ve nebiler nebisinin şefkatiyle ihya bulan onun nuruyla olgunlaşan bir kardeşlikten söz ediliyordu…Hz. Aişe annemizin deyimiyle Yaşayan kuranla muhatap bir kitlenin kardeşliğinden söz ediliyordu…İnen her bir ayetin kalplerde beyinlerde yer bulduğu söylenen her sözün yaşatıldığı sahabelerdenbahsediliyordu…Elbette ki kelimeler hafif ve aciz kalıyor bu ulu dostluğu fedakarlığı anlatmakta zorlanıyordu…

Elbette hiç bir kelime hiç bir cümleSevr mağarasında korumak için ayaklarıyla yılanların yuvalarını kapatanHz. Ebubekir a.s mınBedir savaşında kendisini peygamber efendimize siper edenHz. Nesibe’ninPeygamber efendimiz öldürmeyegelen müşriklerden korumak amacıyla efendimizin yatağında yatan Hz Alinin ve daha nice sahabinin canları pahsına fedakarlıklarını dostluklarını tamanlamıyla ifade edemezdi…

Ve 1400 yıl sonra bugün…Asrı saadet yaşamından uzaklaşmış bir toplumun içinde bulunuyoruz…Din kardeşliğinin unutulduğu ,Yalanın iftiranın haksızlığın zinanın ırkçılığın putlaştığı bir dönemin içindeyiz…Bir nebze cahiliye devrini yaşıyoruz…Gelin hep birlikte İslam’ın tammanasıyla yaşatıldığı asrı saadet dönemini kendimize model alalım…Aynı kıbleye yöneldiğimiz insanları renk dil aşiret yapmaksızın dertlerini dert ihtiyaçlarını ihtiyaç bilip günümüz Ebu Cehillerinin içimizeektiği fitne tohumlarından kurtululalım…Dinimizin reddettiği ırkçılılığı ayaklar altına alıp ortak noktamız olan İslamda buluşalım birleşelim…Yıkalım tek tek şan şehvet şöhret putlarını…Kur’anın “Ey iman edenler Allah’a ve Resulüne iman edin”seslenişiyle tekrar tekrar Allah ve resulüne iman edelim…Gelin kardeş olun çağrıylaCahiliye devrinden çıkıp Peygamber Efendimizle tanışalım tanıyalım….İç dünyamızda bir devrim yapalım…Öncelikle Mekke dönemindeki gibi tahkiki bir iman yolunda bir başlangıç yapma zamanı….Taki Medine devrini yaşayalım…Gelin hep birlikte bir kez daha Allah ve Resulune imanımızı tazeleyelim…Gelin kardeş olalım..

Selam ve dua ile…

Etiketler
Bahar Cahiliye Diriliş karanlık Kardeşlik Nevbahar

Yazar Hakkında

Abdulbasit Barış

İflah olmaz bir iyimser…

Yorumlar

  • 0 Yorum
Ziyaretçi olarak yorum yapıyorsun, dilersen Giriş yap