Bir Annenin İtirafları/Yaşasın Düzenli Ev
- Fatma Nur Kayıkçı
- 17 Mar 2018 - 14:33
- 2 dk okuma süresi
- -
- 0
Her zaman söylemişimdir. Çocuklarım evlerinde rahat olmalılar. Çünkü onlar da bizimle aynı çatı altında yaşıyor. Bir başka evleri yok. Dağıtabilecekleri başka bir odaları yok.Ve maalesef oynayabilecekleri bahçeli bir alanları da yok.
Metropol şehirlerde doğa dostu çocuk yetiştirebilme ümidinin pek de yersiz olmadığına, aksine bu çocukların asıl şehirlerde yetişmesi gerektiğine inanıyorum. Doğa, ciddiyetinin ve öneminin son dönemde fazlasıyla fark edildiği bir alan. Ben de evden çıkamadığım günlerde toprağı, kumu, çiçekleri ve yaprakları eve taşıyarak bu eksiği gidermeye çalışmış bir anne olarak evin ev olmaktan öte yaşam alanı olduğunu düşündüğümü belirtmeliyim.
Çocuk, bir nesne değildir. Kafatasını açıp içine istediğini yerleştirebileceğiniz bir biblo değildir. O düşünür, hisseder ve gördüğünü uygular. Temizlik ve düzen elbette gereklidir ancak bu düzen içinde çocukların ufuk çizgilerini ve hayal güçlerini de sınırlandırmak bence cinayetle eş değerdir.
Bir çocuk düşünün. Elinde oynamak için tuttuğu bir tebeşir olduğunu farz edin. Bu tebeşir onun için bir kirletme aracı değildir. Yani en azından siz ona tebeşirin kirletme aracı olduğunu öğretmediyseniz, henüz bunun farkında bile değildir. Eğer düşünebilen bir çocuk ise o tebeşir ile sizin de koymuş olduğunuz sınırlarla duvarı, sehpayı veya yeri boyayabilir. O sırada çocuğun zihninde bir dalgalanma olduğunu hayal edin. Tıpkı bizler yazı yazarken beynimizde oluşan dalgaları takip ettiğimiz gibi onlar da yeterince özgür alan bulduklarında bu dalgalanmayı takip edeceklerdir. Bu insan doğasının gerçeğidir. Çünkü insan dediğin böyle üretir.
Ben bir anne olarak iki çocuğuma yeterli özgür alanı sağlayabilmek adına bir odayı onların emrine verdim. Yıkanabilir oyunları banyoda oynamalarını sağladım. Yemek yemek için uygun alanın mutfak olduğunu hala anlatmaya çalışıyorum. Bir anne olarak çocukların özgür düşünce alanlarında ürettikleri sanat eserlerini peşlerinden giderek temizliyorum. Dağınıklık ile sanatı ayırt edebilecek yaşta olmayabilirler. Üretim haklarını bugün ellerinden alırsam yarın bir daha kazandıramayacağımı biliyorum.
İki yıllık süre içinde çocuklarım için yaptığım en iyi şey onların evde rahat olmasını sağlamak oldu. Şimdi yavaş yavaş kuralları öğreniyorlar. O kuralları kendilerinin kararıyla uyguluyorlar. Onları birer düşünebilen birey olarak yetiştirmek istiyorsam, önlerine sunduğum kurallara uymaları için onlara zaman vermeliyim. İki yıllık dağınık düzen sonrasında evin yeni düzenine alışmaları zor da olsa bir şekilde zamanla her şey rayına oturuyor.
Çocuk mutlu olduğu ortamda öğrenir. Düzeni de öğrenmek zorundalar ama her çocuk üretmek istediği alanı bulduğunda dağınıklaşabilir. Bu da anne desteğiyle hallolabilecek bir konu. Ev dediğin dağınıklığı da kaldırır düzeni de. Yeter ki huzur ve mutluluk bizimle olsun.
Yorumlar