Toplum Aile

Bayramınız Bayram Olsun

  • 3 dk okuma süresi
  • -
  • 0
Bayramınız Bayram Olsun

Selamun aleykum.

Sabrın sonu selamet. Bize göre selamet ise içinde eser miktarda rehavet barındıran, yoğun coşku ve sevinç pıtırcıkları saçan bir hal. Yani bir zorluğu aştıktan sonraki rahatlama evresi. Bunu adı da bayram oluyor. Bayram nedir, kaça ayrılır, kelime anlamı, terim anlamı ve saire gibi şeylere hiç girmek istemiyorum. Bir işe emek verip, sebat edip o işte çalışarak topluma hizmet edebilecek seviyeye gelmek, o işin amili için bayramdır. Herhangi bir sebepten ötürü hapis cezasına mahkum olmuş kimseler için tahliye kararı bir bayramdır. Yıllarca okul okuyup, tek amacı Allah rızası için vatana, millete, insanlığa faydalı olmak olan, devletin herhangi bir kurumunda, vatanın herhangi bir noktasında atama bekleyen öğretmen adayları için atanma bildirisi bir bayramdır. Savaş olan bir beldede savaşın sona ermesi bir bayramdır. Bir doktorun ameliyathaneden hala elinde eldivenleri, bonesi ve maskesiyle çıkıp, umut ve endişe ile bekleyen hasta yakınlarına “Çok şükür hayati tehlikeyi atlattı.” demesi o doktor için bir bayramdır. Hastasının kurtuluş haberini alan hasta yakını için bu haber bir bayramdır. Yaşlı bir anne babanın, ziyaretlerine gelen oğul ve kızlarını görmeleri bir bayramdır.

Bir yetimin başını okşamak o yetim için bir bayramdır. Fakir bir aileye bir miktar gıda veya giyecek yardımı yapmak onlar için bir bayramdır. Kısacası bayram, “yapabiliyor olduklarımızın” farkına varmak ve o şekilde devam etmektir. Hiç kendi kendine “Bayramım mübarek olsun” diyen birini duydunuz mu? Hayır duyamazsınız çünkü herkes birbirinin bayramını kutlar. Çünkü bayramlar, bencilliğin olmadığı zamanlardır. Bencillik o zamanlarda tutunamaz, kendine yer bulamaz. Paylaşılmayan şeylerin de bayramda yeri yoktur. Sırf bayramlara özel şekerler, pastalar, tatlılar alır ya da yaparız. Daha bir kibar, daha bir anlayışlı, daha bir olgun oluruz. Küslükler, art niyetler, alınganlıklar da bayramda kendilerine yer bulamazlar. Çünkü aksini yapana ya olgunlaşmamış, ya da tımarhanelik nazarı ile bakılır. Bayramlar, bizlerin yapabildikleri kadar bayram olur.

Sıhhati ve imkanı müsait olup da oruç tutan kişiler için bayram bir açlıktan kurtulma zamanı değildir. Rabbimizin rızası için bir şeyler yapabildiğimizin göstergesidir. Bayramlar şükür zamanlarıdır. Eş, dost ve akrabaları ziyaret edip bayramlarını kutlarız. Onlar da bizim bayramımızı kutlar. Burada bir incelik yok mudur? “Ben de oruç tuttum, kendi bayramımı ben kendim kutlarım. Başkasından bana ne!” diyen bir insana ne denir? Ne denir bilmem ama onun üzerine en çok deli gömleği yakışır.

“Bayramın mübarek olsun. Çünkü sen de oruç tuttun. Bu çok güzel bir şey!”

“Bayramın mübarek olsun. Çünkü sen de İslam ile müşerref oldun. Bu harika bir şey!”

“Bayramın mübarek olsun. Çünkü sen bir yetimsin ve Allah seni bana bizzat hatırlattı. Allah Kuran’da yetime yardım etmeyi emretti ve beni de buna layık gördü.”

“Bayramın mübarek olsun baba, anne. Çünkü Allah size, size hayrından başka bir şey dokunmayacak evlatlar ihsan etti. Bu büyük bir şans.”

İşte sadece üç kelime olan “Bayramın mübarek olsun” cümlesini kazdıkça anlam fışkırıyor. Kuru bir örf, sadece öylesine çıkıp süregelen bir adet değil bayram ve bayram kutlamak. Bayramlar dua zamanıdır. Bizler gibi bayramı neşe ve coşku içinde geçiremeyenler için dua etmektir.  Bayramlar Kudüs’ü unutmamaktır. Filistin’deki direnen mücahitlere dualarla destek olmaktır. Bayram İstanbul’u, Aya Sofya’yı kurtarmak için bilince sahip olma zamanıdır. Bayramlar Suriye, Irak, Afganistan, Çeçenistan’daki kardeşlerimizi unutmamaktır.

Bayramlar, yapmak zorunda olduklarımızdan yapabildiklerimizi yapmak ve sonraki zamanlarda da o çizgide devam edebilmektir.

Bayramınız mübarek olsun.

Bayramınız “bayram” olsun.

Etiketler
Kur'an bayram Filistin Suriye Dua Irak Yetim Paylaşmak Çeçenistan selamet

Yazar Hakkında

Kemal Ağca

Mezar taşıma, "hep yazdı ama yazar olamadı..." yazın

Yorumlar

  • 0 Yorum
Ziyaretçi olarak yorum yapıyorsun, dilersen Giriş yap