Alem-i Havadis Güncel

Adım Adım Vahşete Giden Seyir

  • 4 dk okuma süresi
  • -
  • 0
Adım Adım Vahşete Giden Seyir

Bu kronolojinin sonu medeniyetin tek dişinin de düştüğü yere çıkıyor. Bu kronolojinin sonunda kıyım var, dehşet var … Hala dumanı tüten acılar, eksik aileler, yarım hayatlar, boşalmış zihinler var. Kayıplar var. Ne olduğu bilinemeyen, hiçlikte gölge gibi kalmış hayatlar var. Parçaları ayrı ayrı mezarlardan toplanıp tamamlanmaya çalışılan naaşlar var. Bu kronolojinin ucu , birbirleri ile kaynaşmış yabancı uzuvların içinden babasının, evladının, eşinin, kardeşinin na’şını derlemeye çalışan insanlara varıyor. Bu yazı yoğun miktar acı, gözyaşı ve insanlık adına utanç içeriyor.

( Yaşananları başı, ortası, sonu ile topluca göstermek amaçlı özet bir kronolojidir.)

Kıyıma doğru adım adım…

 

NİSAN 1992:
Bosna-Hersek’te savaş başladı. Sırp ordusu doğuya doğru hızla ilerledi ve nüfusun yüzde 75’ini Müslümanların oluşturduğu 36 bin nüfuslu Srebrenitsa’yı ele geçirdi. Birkaç ay sonra Boşnaklar kasabayı geri aldı.

OCAK/MART 1993:
Sırplar Boşnakların elindeki bölgelere karşı saldırıya geçti. Srebrenitsa ve Zepa, Sırpların elindeki bölgenin oldukça içlerinde, düşman birlikler tarafından kuşatılmış bölgeler haline geldi.
Çevre bölgelerden kaçan Boşnakların göçü sonucu Srebrenitsa’nın nüfusu 60 bine çıktı. Su, gıda ve tıbbi malzeme kıtlığı başladı.

NİSAN 1993:
Birleşmiş Milletler, Srebrenitsa, Zepa ve Gorazde’yi, diğer üç bölge ile birlikte BM koruması altındaki ‘güvenli bölge’ ilan etti.
BM Barış Gücü, bu bölgelere asker sevk etti ve Sırp saldırıları durdu. Ancak Srebrenitsa etrafındaki Sırp kuşatması devam etti ve sonraki iki yıl içinde çok az sayıda insani yardım konvoyunun kasabaya girmesine izin verildi.

MART 1995:
Karaciç, Srebrenitsa ve Zepa’nın tamamen dış dünyadan koparılmasını emretti ve yardım konvoylarının bu kasabalara ulaşması engellendi.

9 TEMMUZ 1995:
Karaciç, Srebrenitsa’nın alınması emrini verdi. Sırplar kasabayı ele geçirmek için ‘Krivaya 95 Operasyonu’nu başlattı.
Srebrenitsa’yı kuşatan Sırplar, BM Barış Gücü’ndeki Hollanda askerlerinin gözetleme mevzilerine saldırdı ve 30 kadar Hollanda askerini rehin aldı.

10 TEMMUZ 1995:
Sırp ordusu Srebrenitsa’ya top ateşine başladı. Hollanda güçleri Sırplara, sabaha kadar geri çekilmezlerle NATO’nun hava saldırısı düzenleyeceği tehdidinde bulundu.

11 TEMMUZ 1995:
NATO savaş uçakları Srebrenitsa etrafındaki Sırp tanklarını bombaladı.
Sırp ordusu kasabaya bombardımana yeniden başlayacağı ve rehin Hollanda askerlerini öldüreceği tehdidinde bulundu. Aynı günün akşamı Sırp Genelkurmay Başkanı Ratko Mladiç Srebrenitsa’ya girdi.

11/18 TEMMUZ 1995:
Aynı akşam 15 bin kadar Boşnak  dağları aşarak Srebrenitsa’yı terk etti.
Birçok Boşnak bu sırada topçu ateşi ve keskin nişancı ateşiyle öldürüldü. Sırp askerleri yakalayabildiklerini de öldürdü.

Srebrenitsa içindeki Sırp askerleri ise kadın ve çocukları ayırarak, otobüsler ve kamyonlarla Boşnakların elindeki bölgelere gönderdi.

16 yaş ile 70 yaş arasındaki yaklaşık 8 bin Boşnak erkek, depolara, okullara ve ambarlara dolduruldu ve kurşuna dizilerek toplu mezarlara gömüldü.

11 Temmuz 1995 günü Srebrenitsa’ya giren Sırp güçleri II. Dünya Savaşı’ndan sonra en büyük etnik kıyıma imza attı.

1993′te BM ‘güvenli bölgesi’ ilan edilen ve BM’nin koruması altında bulunan Srebrenitsa, Bosna-Hersek savaşından kaçan birçok Müslüman Bosnalının akınına uğradı.

Daha sonra Bosnalı Müslümanları silahsızlandıran Hollandalı askerlerin yönetiminde ve korumasında olan Srebrenitsa’da Temmuz 1995′te yaşları 14 ile 75 arasında değişen 8 bini aşkın Müslüman Bosnalı erkek ve çocuk katledildi. HOLLANDALI BİRLEŞMİŞ MİLLETLER ASKERLERİ KATLİAMA GÖZ YUMDULAR, GÖRMEZLİKTEN GELDİLER! Bölgede konuşlanmış BM. barış güçleri ise güya katliamı önleyemedi!

11 Temmuz 1995′te Srebrenitsa’yı koruyan Hollandalı BM askerlerinin Bosnalı Sırpların kasabayı ele geçirmesine “göz yumması”nın ardından, bir hafta süren katliamda, kasabadaki yetişkin erkek ve erkek çocuklar öldürülmüştü.

Cesetleri bir toplu mezara gömen Bosnalı Sırplar, daha sonra suçlarını gizlemek için toplu mezarı buldozerlerle kazarak çıkardıkları cesetleri daha küçük toplu mezarlara gömmüştü.

Öyle ki bazı kişilerin ceset parçaları birçok toplu mezara dağılmıştı. Kural gereği cesetlerin üçte ikisi bulunmadan gömülmesine izin verilmiyor.

Kayıp Kişiler Komisyonu üyesi Amor Masoviç, bugün toprağa verilen 308 kişiden bazılarının kalıntılarının 55 farklı yerde bulunduğunu, bazı kalıntıların ise neredeyse 13 yıl evvel bulunduğunu söyledi.

Bosna’da kayıp o kadar çok kişi var ki akıbetleri hala belli değil.

İnsanın eline bir megafon alıp bağırası geliyor:

SİZ SİZ OLUN, DÜNYA ÜZERİNDE MÜSLÜMAN COĞRAFYASINDAN,
BİR KÖYÜ BİLE BİRLEŞMİŞ MİLLETLERE SAKIN EMANET ETMEYİN!

Ayrıca yine sormadan geçemeyeceğim sorular yükleniyorum.

Diyorum ki, geçtim medeni(!) dünyayı, kardeşlik bağı olan onca nüfusa rağmen böyle adım adım gelen bir felaket içine bunca insan nasıl olup da terk edilebiliyor. Sonra şimdiye bakıyorum. İnsan kendi kurduğu suni sistemlerle kendi elini ayağını nasıl bağlamış böyle demekten kendimi alamıyorum. Sanki bize karşı kurulmuş bir oyun tahtası üzerinde kural boşlukları içinden geçerek varlık mücadelesi veriyor gibiyiz. Sanki yangın alanından insan çıkarmanın suçlusu olmamaya çalışıyor gibiyiz. Katiller kılıfları ile gezerken tarih, kıyımları uzaktan vahlanarak izlemeye mi alıştırmış bizleri acaba diyorum. Acaba o yüzden mi bugün kapı dibimizde olan kıyımlara ses etmemizden yine biz dediklerimiz bunca rahatsız. Acaba o yüzden mi sokaklarımızda hayata tutunma mücadelesi veren insanlara türlü çeşit kötü bakışımız var. Oyun, kurallarının ihlal edildiğini mi hissetti acaba ? Eski düzenin bize dokunmayan konforuna çok mu alışmıştık? Irzı, canı, sevdikleri ile ıstıraplar çeken insanlara karşı ‘ tüh keşke’ demek ve konuyu kapatmak dururken icat çıkarmak gibi mi geliyor taşın altına el uzatmak?

Rabbim aldığımız narkozdan tez vakitte arınmayı nasip etsin inşallah. Bi kendimize gelelim artık ki kuzunun can güvenliğinin hesabını kurttan sormak çaresizliği ve insanı acı acı güldüren komikliğinden  de kurtulalım inşallah.

( Kronoloji için kaynak : http://www.hurriyet.com.tr/srebrenitsa-katliaminin-kronolojisi-3016094 )

( Daha detaylı bilgi için kaynak : https://www.bosnahersek.ba/srebrenitsa-soykirimi-ve-kronolojisi-bolum-4/ )

Etiketler
srebrenitsa Bosna-Hersek Savaşı BM'in İşlevsizliği

Yazar Hakkında

Esra Çakan

Laf söyleyen balkabağı

Yorumlar

  • 0 Yorum
Ziyaretçi olarak yorum yapıyorsun, dilersen Giriş yap